Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2010/3169 E. 2010/7201 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3169
KARAR NO : 2010/7201
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :28.5.2009
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı borçlu ve adi kefil hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlular vekilinin yasal süresinde itiraz etmesi nedeni ile davacı alacaklı Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak itirazın iptali takibin devamı, % 40 icra tazminatı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin devamına % 40 icra tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, kiracının temerrüt nedeni ile kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalılardan kiracı …’ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalılardan …’ın temyiz itirazlarına gelince, davacı ile davalı … arasında düzenlenen 01.10.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesini davalı … adi kefil sıfatıyla imzalamıştir. Davacı 23.10.2008 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01.10.2007-01.10.2008 dönemi yıllık kira parası 4.113.-$ karşılığı 4.895-TL asıl kira alacağının tahsilini istemiştir.Adı geçen davalının kira sözleşmesindeki kefaleti adi kefalet olup Borçlar Kanunu’nun 486.maddesi uyarınca kefilin borç ile sorumlu olması için ancak kefalet sözleşmesi yapılmasından sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da semeresiz kalması yahut Türkiye’de takibat icrasının imkansız hale gelmesiyle mümkündür. Asıl borçlu hakkında yukarıdaki yollara başvurmadan asıl borçlu ile birlikte takip yapılan adi kefil hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılardan … yararına BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.