YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33504
KARAR NO : 2021/18639
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında sanığın, dosya kapsamında bulunan 11.10.2013 tarihli tutanak içeriğinde kamu görevlisine görevini yaptırmamak için gerçekleştirilen cebir veya tehdit eyleminden açıkça bahsedilmeyerek sanığın üst aramasının yapılması için kendisine verilen talimatlara uymadığı, kelepçe takılmasına engel olmak isteyerek zorluk çıkardığının belirtilmesi ve katılan …’nin aşamalardaki beyanında sanığa kelepçe takmaya çalıştığı anda sanığın elini tutmasını engellemek amacıyla kendisini ittirdiğine dair beyanını doğrulayan herhangi bir delil bulunmaması karşısında, sanığın somut olarak görevliye karşı hangi eylemleri gerçekleştirdiğinin kabul edildiği ve bunların ne surette direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarına vücut verdiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdinde ki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu olayda, sanığın katılana yönelik sarfettiği kabul edilen ” siz kimsiniz lan, hakim misiniz, savcı mısınız” şeklindeki sözlerin, nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olup, hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın aşamalarda atılı tehdit suçunu kabul etmemesi, suçta kullanıldığı iddia edilen bıçağın ele geçirilmemesi, dinlenen tanıklardan …’nın sanığın katılan …’ın yakasından tutmuş vaziyette bağırmakta olduğunu, tanık …’nün ise sanığı katılanın boğazına sarılmış olduğu halde gördüğünü beyan etmesi karşısında, sanığın katılan …’a yönelik eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmaksızın eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında TCK’nın106/2-a maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.