YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4105
KARAR NO : 2021/4642
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2019 tarih ve 2019/12-2019/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı borçluya doğrama malzemesi sattığını, faturaların kesildiğini, ancak 13.395,13 TL’lik bakiye borcun bugüne kadar ödenmediğini, bu nedenle davalı borçlu hakkında takibe geçildiğini, davalı borçlu tarafından borcun tamamına, faizlere ve ferilerine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların 2009 yılından itibaren ticari ilişki içerisinde olduklarını, 2012 yılı itibari ile davalının davacıya 72.995.- TL ödeme yaptığının dökümlerden belli olduğunu, bu nedenle faturalara dayandırılan alacağının bulunmadığını, cari hesaptaki farklılığın, davacı tarafça 2011 yılının son aylarında gönderilen ayıplı mallardan kaynaklandığını, ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalının ayıplı mallar haricinde satılan malların bedelini ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı tarafından davalıya satılarak teslim edilen PVC doğrama malzemelerinin bir kısmında kırılma ve form bozukluğu oluştuğu, bunun hukuken ayıplı ifa niteliğinde olduğu, bu durumun davalı tarafından 04/10/2011 tarihinde davacı firmaya bildirildiği, 06/10/2011 tarihinde davacı firma yetkilisi … tarafından müşteri şikayet formu ve ekindeki tarihsiz tespit raporu düzenlenerek malların iadesinin uygun olduğunun davacı firmaya bildirildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla tanık olarak dinlenen davacı şirket çalışanı …’ın beyanlarında bu durumu açıkça kabul ettiği, taraflar arasındaki yoğun mal alışverişi nedeniyle malların teslim anında ya da yasal iki günlük süre içerisinde davalı tarafından incelenmesinin fiilen mümkün olamayacağı, mallardaki ayıpların bir kısmının teslim tarihinden sonraki zamanda oluştuğunun anlaşıldığı, davalının 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 198. maddesi uyarınca örf ve adete göre ayıbı derhal davacıya bildirdiği, esasen ayıbın süresinde bildirilmediğine dair davacı tarafından herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, davacı tarafından süresinden sonra ihbar edildiği ispatlanamadığından davalı şirketin süresinde haber verdiğinin kabul edilmesi gerektiği, ayıplı malların bedellerinin dosya kapsamında aldırılan 08/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, toplam 18.135,57 TL’lik bedelin davaya konu alacak miktarından fazla olduğu, ayıplı ifadan dolayı hukuki ve mali sorumluluğun davacıda olduğu, davalının ayıplı malların bedelini ödemeyerek ve onları iade etmek suretiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, böylece ayıplı malların bedelinin ödenmemesinden dolayı davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.