Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/14234 E. 2021/15770 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14234
KARAR NO : 2021/15770
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, basit tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen hükmün temyizinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.
Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.
İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir.
Somut olayda, sanıkların katılanın eşi olan …’ın kullandığı hatta mesaj gönderme biçimindeki eylemlerinde, mesajın katılana iletilmesi kastıyla hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin delillerin neler olduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, sanıklar katılanın eşine ait telefonu arayıp, mesaj göndermiş olup, katılanın eşi tarafından kullanılan hattan da sanıkların aranıp, mesaj gönderildiğinin tespit edilmesi, katılanın kullandığı telefonun sanıklar tarafından aranmadığı ve mesaj göndermediğinin anlaşılması karşısında, sanıkların sırf katılanın huzur ve sükununu bozma kastıyla hareket ettiği kanaatine ne şekilde varıldığı yöntemince açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Katılan …’ın, sanık …’in sürekli kendisini arayarak, mesaj yazarak rahatsız ettiğinden dolayı cep telefonunu değiştirdiğini belirtmesi karşısında, …’ın değiştirdiğini belirttiği numara öğrenilip, bu hatta ilişkin HTS kayıtları getirtilip, katılanın iddiaları araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a- Sanıkların katılana yönelik kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunu işlediği kabul edilen olayda, eylemin suçun ısrar öğesini oluşturacağı, zincirleme suç hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
b- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden sanık …, sanık … müdafisi ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.