YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3236
KARAR NO : 2021/3298
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Konya 1. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 1. Aile Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli ve 2019/101 Esas, 2019/868 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ve davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Kocaman vekili, evlilik birliği içinde davalı eş adına edinilen taşınmaz nedeniyle 7.000,00 TL ve araç nedeniyle 3.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.09.2018 tarihli dilekçesi ile alacak miktarını taşınmaz nedeniyle 180.491,00 TL ve araç nedeniyle 21.000,00 TL olmak üzere toplam 201.491,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, taşınmaz ve aracın alınması için kişisel mallarının kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı vekili 02.10.2018 tarihli dilekçesiyle, davacı lehine hükmedilecek alacağı nakit ödeme imkanı olmadığını belirterek TMK’nin 239. maddesi gereğince ayni ödeme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, araç yönünden taleple bağlı kalınarak 21.000,00 TL katılma alacağının, taşınmaz yönünden 156.869,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve davalının ayni ödeme talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, tarafların istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin TMK’nin 239. maddesi gereğince ayni ödeme talebine yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, dava konusu taşınmaz ve araç, taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı adına satış yolu ile edinilmiştir. Edinme tarihi itibarıyla davacının talebi katılma alacağı niteliğindedir. Davalı vekili 02.10.2018 tarihli dilekçesiyle, davacı lehine hükmedilecek alacağı nakit ödeme imkanı olmadığını belirterek TMK’nin 239. maddesi gereğince ayni ödeme talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalının ayni ödeme talebinin ödeme aşamasında dikkate alınabileceği, mahkemece bu yönde bir hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle reddine karar verildiği, davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının ayni ödeme talebinin icra aşamasında tarafların karşılıklı anlaşmasıyla mümkün olabileceği, bu konuda mahkemece karar verilmesinin mümkün olmadığı, bu talebin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki istinaf talebinin de reddine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma imkanı yoktur.
Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır (07.10.1953 tarihli ve 8/7 E-K sayılı YİBK, 4721 Sayılı TMK’nin m. 227/1, 231 ve 236/1. maddeleri). TMK’nin 239/1. fıkrasında; “Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir…” denilmektedir. Aynı Kanun’un 226/3. maddesinde ise “Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler” hükmüne yer verilmiştir. Anılan kanuni düzenlemelerden de anlaşılacağı gibi, borcun ayın olarak ödenmesi borçlu eşe tanınmış bir haktır. Başka bir anlatımla, tasfiye alacaklısı ayrık durumlar hariç ayni hak isteğinde bulunamaz, ancak borçlu eş isterse, karara en yakın tarihteki sürüm değeri esas alındığından, tahkikat bitene kadar borcunu ayın olarak ödemeyi mahkemeye bildirmelidir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; davalı (borçlu) tarafın dava konusu araç ve taşınmazla ilgili hesaplanan katılma alacağı açısından, 02.10.2018 tarihli dilekçesinde bildirdiği TMK’nin 239/1. maddesinde düzenlenen ayın konusunda yani mülkiyetin devri hususundaki talepte bulunduğu, ayın ile ödeme hakkını kulllandığını bildirdiği gözetilerek, Mahkemece, TMK’nin 239/1. maddesine göre borcun ayın olarak ödenmesinin seçildiği, 02.10.2018 tarihli dilekçesinde bu hususta talepte bulunulduğu gözetilip, bu talep değerlendirilerek oluşacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu talebin yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi (2.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise Konya 1. Aile Mahkemesine gönderilmesine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.