YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5425
KARAR NO : 2021/6617
KARAR TARİHİ : 17.06.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2- Şikayetçi borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda takip dayanağı çekteki imzanın şirket temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali ile tazminat talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince keşide tarihi itibariyle şirket yetkilisinin imza incelemesi yaptırılarak itirazın kabulüne karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, borçlunun temyiz yoluna başvurması üzerine, Dairemizce; alacaklının takip dayanağı çekin ileri tarihli düzenlendiğini iddia ettiği ve takibe konu çeke ilişkin İİK.nun 169/a maddesinde yazılı belge niteliğinde 11/07/2013 tarihli protokol örneğini temyiz aşamasında dosyaya sunduğu, anılan protokol örneğinin aslı istenerek, değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere; Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Mahkeme bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf açısından usule ilişkin kazanılmış hak doğmuş olur.
Somut olayda, Dairemizin bozmaya ilişkin ilamına uyulmasına karar verildiği halde, 11/07/2013 tarihli protokol aslının celbi için alacaklıya usulüne uygun kesin süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken borçlu şirket yetkilisi …’in beyanı ile yetinilerek itirazın reddine karar verildiği, bu hali ile mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği görülmekle, mahkeme kararının bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 17/11/2020 tarih ve 2020/14 E. – 2020/140 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 364/2 ve HMK’nın 373/4. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derce Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.