Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/3755 E. 2021/16092 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3755
KARAR NO : 2021/16092
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanık …’in yokluğunda verilen …(Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26/04/2011 tarih 2010/629 Esas, 2011/567 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre öncelikle sanığın beyan ettiği, en son adrese tebliği, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması gerekir.
İncelemeye konu dosyada, yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın sanığın mahkemede bildirdiği en son adrese tebliğe çıkartıldığı ve tebligatın iade edildiği, devamında “…. …” olan MERNİS adresine tebliğe çıkartılması gerekirken “…. … adresine tebliğ yapılmış olması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28/06/2011 tarihinde kesinleştiğinden bahsedilmeyeceği, ancak …(Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/818 Esas sayılı ilamına ilişkin ihbar müzekkeresiyle birlikte, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçeli kararın da 22/12/2015 tarihinde sanık …’e usulünce tebliğ edildiği, sanığın hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını bu suretle öğrenmiş sayılması gerektiği, ancak bu takdirde de ihbarda bulunulan 30/06/2012 suç tarihli ilamdaki suçun, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını öğrenmiş sayılacağı tarihten önce ve denetim süresi başlamadan işlenmiş olduğu, bu bağlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının öğrenmeyi takip eden itiraz süresinin geçmesi ile kesinleşmesinden itibaren başlayacak denetim süresinde sanığın, işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,

2) Kabule göre de;
a) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
b) Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafi ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içermeyen tebligat gönderilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.