Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2583 E. 2021/3224 K. 07.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2583
KARAR NO : 2021/3224
KARAR TARİHİ : 07.04.2021

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2017/361 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; davacı ve davalı tarafa murislerinden intikal eden taşınmazlarda davalının payını adi yazılı sözleşme ile vekil edenine devrettiğinden bahisle 21, 34 ve 35 nolu parsellerde davalı adına olan payın iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup; davacı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi’nce davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; dava konusu taşınmazlarda davalı adına olan tapu kaydının iptali ile diğer vasıfları aynı kalmak üzere davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava; TMK’nin 677.maddesi uyarınca mirasçılar arasındaki pay devrine ilişkindir.
Somut olayda; murisin 08.07.1988 tarihinde vefatı ile taraflar arasında tarihsiz olarak düzenlenen ancak; tanık anlatımlarından düzenlenme yılının 1991-1992 yılları olduğu anlaşılan “tapulu tarladan satış senedi” başlıklı belgeler düzenlenmiş ve bu belgelerin içeriğinde davalı …, davacıya, dava konusu edilen taşınmazlardaki payını devretmiştir. Daha sonra 14.09.2001 tarihinde davacı ve davalı da dahil olmak üzere murisin tüm mirasçıları birlikte Tapu Müdürlüğü’ne başvurarak taşınmazlardaki iştirak halindeki mülkiyetin feshini ve paylı mülkiyete geçilmesini talep etmişlerdir.
TMK’nin 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlenmiş sözleşmelerde, sözleşme tarihinden sonra tüm mirasçıların katılımı ile elbirliği mülkiyetinin, müşterek mülkiyete çevrilmesi durumunda, ya da sözleşmeye göre hak iddiasında bulunan tarafın, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davasında davacı olarak yer alması ya da davalı olarak yer aldığı bu davada taşınmazın paylı mülkiyete çevrilmesi yönünde irade açıklamasında bulunması halinde, sözleşmeden dönüldüğünün kabulü gereklidir.
Açıklanan ilke ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazda iştirak halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi işleminin tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış olmasının, miras payına ilişkin sözleşmelerden dönme niteliğinde ve bu sözleşmelerin artık hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybetmiş olduğu sonucuna varılmış, bölge adliye mahkemesince bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371.maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.