Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2203 E. 2021/2141 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2203
KARAR NO : 2021/2141
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.02.2020 tarih ve 2019/320 E. – 2020/103 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … şirketi nezdinde makine kırılma sigortası ile teminat altına alınmış olan ekskavatörün 16/12/2010 tarihinde kullanım halinde iken arızalandığını, tamir için Adana’ da bulunan Mesa adlı tamir ve bakım servisine haber verildiğini ve buradan bir servis elemanı gönderildiğini, servis yetkililerine müvekkilince sigorta şirketine bildirimde bulunulacağından, sigorta şirketinden cevap gelene kadar tamirin yapılmamasının bildirildiğini, sigorta şirketine bildirimde bulunulduğunu ve ekspertiz çalışması beklenirken sigorta şirketinin poliçeyi iptal edeceği haberinin alındığını, bunun üzerine tespit yaptırıldığını ileri sürerek, araçta oluşan hasar bedeli ve tespit için yapılan harcamalar toplamı olarak şimdilik 30.734,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının beyan yükümlülüğüne uygun davranmaması nedeni ile poliçenin iptal edildiğini, oluşan rizikonun teminat kapsamında kaldığı konusunda ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının tek taraflı olarak yaptırdığı tespitlerin kendilerini bağlamayacağını, tespit giderinin de dava değerine eklenmesinin usulsüz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu makinenin 09/12/2010 tarihinde sigortalandığı, yargılama sürecinde dinlenilen tanıkların birbirini teyit eden beyanlarından sigortalı makinedeki arazının 2010 yılının aralık ayında meydana geldiğinin anlaşıldığı, davalı … şirketince, makinenin poliçenin düzenlenmesinden önce arızalı olduğu ve davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddia edilmişse de sigorta şirketlerinin poliçe düzenlenirken sigorta örtüsü altına alınacak makineyi kontrol edip, yapılacak kontrolün sonucuna göre poliçe düzenlemesi gerektiği ancak davalı şirketçe belirtilen şekilde işlem yapılmadığı ve davalının zikredilen iddiasını ispat edemediği, kaldı ki servis kayıtlardan ve Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan tespit ve aldırılan bilirkişi raporundan hasarın poliçe düzenleme tarihinden sonra meydana geldiği kanaatine ulaşıldığı, davalının poliçe kapsamında kalan hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.455,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.674,38 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.