YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1327
KARAR NO : 2021/15730
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
İhbarname No : KYB – 2020/18054
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 13/1, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2009 tarihli ve 2007/775 esas, 2009/121 sayılı kararının 14/07/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08/10/2011 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına sanığın 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5252 sayılı Kanun’un 5/2 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarihli ve 2018/94 esas, 2019/689 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, ihbara esas teşkil eden Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2014 tarihli ve 2012/218 esas, 2014/496 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, anılan kararın infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukukî durumunun yeniden değerlendirilerek, atılı suçtan açılan kamu davasının anılan Mahkemenin 13/04/2018 tarihli ve 2012/218 esas, 2014/496 sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 254 ve 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verildiği, bu suretle sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyetten söz edilemeyeceğinden hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.02.2020 gün ve 295 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2020 gün ve KYB/2020-18054 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
CMK.nın 231.maddesinin onbirinci fıkrasında sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının belirtilmesi, denetim süresi içerisinde içlendiği ihbar edilen Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/218 Esas ve 2014/496 sayılı Kararına konu dolandırıcılık eylemi yönünden tarafların uzlaşmaları nedeniyle 13.04.2018 tarihli ek kararla kamu davasının düşmesine hükmolunması, karşısında; ek kararın kesinleşip kesinleşmediği ve sanığın bu süre içerisinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2018/94 Esas, 2019/689 sayılı Kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.