Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2502 E. 2021/2825 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2502
KARAR NO : 2021/2825
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2016 gün ve 2014/329 – 2016/395 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.03.2019 gün ve 2017/3203 – 2019/2153 sayılı kararı aleyhinde davacı (temlik alan) … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin …Sigara Fabrikasında üretilen ürünlerin taşıma işinin 16.10.2003 tarih 2 numaralı komisyon kararıyla müvekkiline verildiğini, müvekkilinin gerekli şartları sağladıktan sonra 30.10.2003 tarihli taahhütnameyi imzalayarak işe başladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin TTK’nın 762. vd. maddelerde düzenlenen taşıma sözleşmesi olup süreklilik arz eden iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, taahhütname ile de sözleşme süresince uygulanacak şartların belirlendiğini, 01.12.2003 tarihinde müvekkiline ait aracı kullanan … isimli sürücünün Tokat’tan aldığı sigaraları Kocaeli’ye taşımakta iken gasp edilip öldürülmesi üzerine davalı tarafça müvekkilinden sigara bedeli talebinin reddedilmesi üzerine, müvekkili aleyhine Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın reddedilip Yargıtayca onandığını, bu olaydan sonra davalının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşmenin süresinden önce haksız feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin 2.000.000.- TL manevi ve yoksun kaldığı kârın aylık en az 100.000.- TL olup toplam 600.000.- TL olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi zarar için şimdilik 100.000.- TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, … vekili 15.02.2011 tarihli temliknameyi sunmuştur.
Davalı vekili, davanın zamanaşımından ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK’nın 855/1 (6762 sayılı TTK’nın 767/1) maddesi hükmüne göre taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu olayın 02.12.2003 tarihinde meydana geldiği, akabinde davalının taşıma işini fiziken sonlandırdığı ve 21.01.2004 tarihinde zararının tazmini talebiyle Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava ikame ettiği, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminata yönelik talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, koşulları oluşmayan diğer taleplerinin reddine dair verilen karar davacı vekili ve temlik alan … vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı (temlik alan) … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 6762 sayılı TTK’nın 767/1. maddesi hükmüne göre taşıma mukavelesinden doğan tüm alacakların 1 yılda zamanaşımına uğrayacağı, dava tarihi itibariyle de 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 767. maddesinin 1. bendi, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar, şeklinde düzenlenmiştir. Ancak aynı maddenin 2. ve 3. bendinde bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene vaki teslimi, yolcu taşımasında yolcunun ulaşma tarihinden başlayacağı, eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu ulaşmamış ise, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması lazım geldiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının belirtilmesi nedeniyle bu yazım şekline göre bu maddedeki zamanaşımı süresinin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle açılacak tazminat davasında uygulanması söz konusu olamayacağından zamanaşımının genel hükümlere göre değerlendirilmesi ve taşıma ilişkisi niteliği gereği vekalet akdi olarak kabul edildiğinde TBK’nın 147/5 maddesi gereğince 5 yıl olan zamanaşımı süresinin somut olayda dava tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmakla Dairemizin 14.03.2019 tarih 2017/3203 Esas, 2019/2153 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 14.03.2019 tarih 2017/3203 Esas, 2019/2153 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün değişik gerekçeyle ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacı (temlik alan) …’a iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.