YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/218
KARAR NO : 2021/3840
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2015/630 Esas, 2018/309 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; dava konusu …. İli …. Köyü 127 nolu parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan ev, ahır, bahçe ve bahçe duvarının müvekkili tarafından yapıldığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma alanı içerinde kaldığını, bu nedenle taşınmazın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile … ili … ilçesi, … Köyü 127 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fen bilirkişisi …’ın 04.10.2017 tarihli rapor ve ekindeki krokide gösterdiği üzere A harfiyle gösterilen 55 m2’lik ahır, B harfiyle gösterilen 73 m2’lik ev, C harfiyle gösterilen 30 m2’lik ahır, 136 metre uzunluğundaki taş duvar ve D harfiyle gösterilen 1132 m2’lik bahçeden ibaret muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. Davalı … ile Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı … ile Hazine vekili temyiz etmiştir.
Dava, muhdesat tespitine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı nitelikli yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad.722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatın tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın tespiti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin/davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dosya kapsamında alınan fen bilirkişisi …’ın 04/10/2017 tarihli rapor ve ekindeki krokide C harfiyle gösterilen 30 m2 lik ahır 133 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı dava konusu 127 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalmadığı anlaşıldığından C harfiyle belirtilen 30 m2lik ahır yönünden muhtesatın tespitine karar verilmemesi gerekirken yazılı şekilde muhdesatın tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca fen bilirkişisi …’ın 04.10.2017 tarihli rapor ve ekindeki krokide D harfiyle gösterilen 1132 m2’lik bahçe içindeki ağaçlarla ilgili muhdesatın tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde D harfiyle gösterilen 1132 m2’lik bahçeden ibaret muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca bahçe içerisindeki ağaçların sayısı ve cinsi belirtilerek muhdesatın tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.