YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/302
KARAR NO : 2021/15878
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
İhbarname No : KYB – 2019/128324
Görevi kötüye kullanma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suçluyu kayırma ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından şüpheliler …, …, …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/09/2017 tarihli ve 2017/67578 soruşturma, 2017/37543 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile araştırma yapılmak üzere itiraza konu kararın kaldırılmasına dair İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/11/2017 tarihli ve 2017/5319 değişik iş sayılı kararını müteakip, anılan suçlardan şüpheliler haklarında yapılan soruşturma neticesinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/02/2018 tarihli ve 2017/130621 soruşturma, 2018/7052 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/03/2018 tarihli ve 2018/1871 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Her ne kadar İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/11/2017 tarihli kararı ile eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder…” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi halinde Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.12.2019 gün ve 2019-16364 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2019 gün ve KYB – 2019/128324 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. Maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hakimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder.” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi halinde Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayılı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.03.2018 gün, 2018/1871 D. İş sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 14.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.