YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/25717
KARAR NO : 2020/20072
KARAR TARİHİ : 24.12.2020
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin uzunca bir süredir davalı şirkette komi olarak çalıştığını, çalışmasına 18/02/2016 tarihinde davalı işveren tarafından haksız olarak son verildiğini, fesih bildiriminde müvekkilinin performansında düşüklük olduğu gerekçesiyle iş akdine haklı nedenle son verildiğinin belirtildiğini ancak fesih bildirimindeki bu gerekçenin haksız olduğunu ve asıl fesih nedenini gizlemekten ve müvekkilinin işten çıkartılmasına bahane bulunmasından ibaret olduğunu, müvekkilinin çalışkanlığı ve özverili davranışlarından dolayı aranan bir personel olduğunu, işveren tarafından müvekkilinin çalışma süresi boyunca sözlü veya yazılı hiçbir uyarı almadığını, davranışları ve performansı şikayet edilen bir çalışan olmadığını, müvekkili ile birlikte davalı şirkete ait aynı şubede çalışan 4 kişinin yaklaşık 2 aya yakın iş yeri içerisinde sendikal çalışma yürüttüğünü, bu çalışmaların işveren ve vekilleri tarafından duyulmasının ardından müvekkil işçinin de aralarında bulunduğu 4 kişiye baskı kurulduğunu, iş yerinde sorumlu çalışan Samet Çakır isimli kişinin müvekkilini arayarak sendikal faaliyetlere karşı beyanda bulunduğunu, iş yerinde 30’dan fazla sendikaya üye olma konusunda hem fikir olmuş işçi olduğunu ve bu işçilerin …ve diğer işveren vekilleri tarafından tek tek görüşme odalarına çağrılıp sendikaya üye olmamaları konusunda telkinde bulunulduğunu, feshin asıl sebebinin müvekkilinin ve diğer işçilerin Anayasal hak olan sendika hakkını kullanmak istemiş olmaları olduğunu, bu feshin usul ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek; davalının 6356 sayılı Kanunun 25/5 maddesi gereği davacı işçinin 1 yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesine, sendikal tazminata hükmedilmediği takdirde İş Kanununun 17. maddesi gereği kötü niyet tazminatına veya İş Kanununun 5. maddesine göre ayrımcılık tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından usulden reddine, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iş akdinin tamamen işçinin performasının düşük olması ve iş hayatına uyum sağlayamaması sebebi ile feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun yerinde görülmediğinden esastan reddine, karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı dava dilekçesinde, “bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini” talep etmiş, Mahkemece “feshin sendikal nedenle yapıldığı anlaşıldığından sendikal tazminatın 6356 sayılı Kanunun 25/5 maddesi uyarınca davacının bir yıllık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine” karar verilmiştir. Davacı sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiş ama bu talebinin miktarını belirtmemiş, Mahkemece de davacının talebi açıklattırılmamış ve talep edilen alacak miktarına göre harç yatırılması sağlanmamış ve nihayet sendikal tazminatın davacıya ödenmesine değil, “bir yıllık ücret tutarı olarak belirlenmesine” şeklinde tespit hükmü kurulmuştur.
Davacı tarafından eda hükmü talep edilmesine rağmen Mahkemece talep açıklattırılıp, buna göre harcı yatırması sağlandıktan sonra yasa hükmüne uygun olarak sendikal tazminat belirlenip davalıdan tahsiline karar verilmeliyken tespit hükmü kurulması ve infazda tereddüt yaratılması ayrıca Harçlar Kanununa da aykırı davranılması hatalıdır.
Anılan bu hususlar gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.