Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/18285 E. 2021/17760 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18285
KARAR NO : 2021/17760
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek isteyerek yardım etme, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, …, …, … ve …’nin müdafileri, sanık … ve müdafii

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyizin kapsamının …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen resmi belgede sahtecilik eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın “10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası” yerine “9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmişse de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek isteyerek yardım etme ve sanıklar … ile … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanıklara atılı suçlara ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre, suçların tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar …, …, … ve … müdafileri ile sanık … ve müdafisinin temyiz itirazları bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
C- Sanık …’un suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve göçmen kaçakçılığı ve sanık …’nın göçmen kaçakçılığı eylemine ilişkin kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1- Örgüt kurma suçları açısından:
TCK’nın 220. maddesinde tanımlanan “örgütün” varlığının kabul edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket etmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, “devamlılık” göstermesi gerekir.
Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Ancak, amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün varlığı için, amaç suçları işleme zorunluluğu olmadığı da dikkate alındığında, devamlılığın belirlenmesi noktasında yalnız amaç suçların sürekli bir şekilde işlenmesi değil, öncelikli olarak, amaç suçları sürekli biçimde işleme kararlılığının mevcut olması gerekir.
Örgüt soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hakimdir. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Ancak bu ilişki dolayısıyla örgütün, mensupları üzerinde hakimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmakta olduğu dikkate alınmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanık tarafından düzenlenen sahte belgelerle yasal olmayan yollardan yurtdışına çıkmak isteyen Türk vatandaşlarına vize alınmasının sağlandığı ve bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak sanığın, dosya kapsamında yargılanan bir kısım diğer sanıkla arasında iştirak iradesinin bulunduğu anlaşılmakta ise de; örgüt üyesi olarak kabul edilen diğer sanıklarla arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki ile iş bölümü ve suç işleme iradesinde devamlılığın saptanamadığı, dolayısıyla “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, atılı suçtan sanık … hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanık …’un, sahte belge düzenleyerek … ve …’ın vize almasını sağladığı, göçmenlerin yurtdışına çıkış işlemlerini takip ettiği ve göçmenleri yönlendirdiği, akabinde 09/02/2007 tarihinde göçmenlerin yurtdışına çıkışını sağlamak amacıyla havalimanında bulunduğu sırada pasaport kontrolünden geçen … ve … ile birlikte yakalandığı anlaşılan olaya ilişkin sanığın eylemlerinin bir bütün halinde tek fiil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve göçmen sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında … ve …’ın yurtdışına çıkmasına imkan sağlamaya teşebbüs eylemlerine ilişkin ayrı ayrı iki kez mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Sanık savunmaları,…’nın anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla,…’nın yasal olmayan yollardan yurtdışına çıkmasını sağlamak amacıyla sanıklar … ve … tarafından gerçekleştirilen eylemlerin, hazırlık hareketi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve göçmen kaçakçılığı suçu yönünden icrai hareketlere başlandığının kabul edilemeyeceği gözetilmeden, teşebbüs aşamasına ulaşmayan eylemler nedeniyle sanıklar hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar…ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma kararının, 1412 CMUK’nın 325. maddesinin verdiği yetkiye istinaden, sanık Ufuk Doğan’a sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.