Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/4657 E. 2011/3671 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4657
KARAR NO : 2011/3671
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … AŞ ve diğerleri aleyhine 22/06/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu “Perinçek’in Yurtdışı ilişkileri araştırılsın” başlıklı 20.06.2009 günlü yayında, davalılardan …’in diğer davalı … ile yaptığı söyleşinin yayımlandığı, sorulan soruları yanıtlayan …’ün; “…Bir diğer husus Ergenekon soruşturmasında sanıkların mali durumunun araştırılması. Bu yapılanmanın teorisyeni ve tatbikatçısının Perinçek olduğuna inanıyorum. Mali kaynaklarının kesinlikle araştırılmalıdır. Çin’de bir takım ticari faaliyetler yürüttükleri söyleniyor. …mali olarak Almanya ile bağlantıları olduğu yönünde bilgiler var…” biçiminde açıklamalar yaptığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinden; davacının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, kamuoyunda Ergenekon adı ile bilinen kamu davasında sanık olarak tutuklu bulunduğu, davalılardan …’ün ise Milli İstihbarat Teşkilatı Daire Başkanlığından emekli olduğu; emeklilik öncesi çalışma yaşamı ile ilgisi bulunduğundan kamuoyunun gündeminde olan Ergenekon adı ile bilinen soruşturma ve kovuşturmalar hakkında sorulan soruları kendi düşüncelerini açıklayarak yanıtlayan …’ün; davacı hakkında, tutuklu sanık olarak yargılandığı kamu davasının iddianamesi ile yöneltilen suçlamalar ile ilgili inancını dile getirdiği, davacının gelir kaynaklarının araştırılması gerektiğine ilişkin düşüncelerini açıklarken davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak bir söylemde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.