Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/2560 E. 2021/10620 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2560
KARAR NO : 2021/10620
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve yönetmek, tefecilik, suç işlemek amacı ile örgüt yönetmek, suç örgütüne üye olmak, suç örgütüne bilerek yardım etmek, 6136 sayılı yasaya muhalefet, nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …, duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
I- Sanık … hakkında suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve tefecilik suçlarından; sanık … hakkında suç işlemek amacı ile örgüt yönetmek ve tefecilik; sanıklar …, hakkında suç örgütüne üye olmak ve tefecilik suçlarından; sanıklar …, hakkında suç örgütüne bilerek yardım etmek suçlarından; sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan, sanık … hakkında suç örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Hüküm fıkrasında sanık … hakkında; suç adı olarak “Suç örgütüne bilerek yardım etmek” yerine “Suç örgütüne üye olmak” yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
a) Katılanlar … vekili ile katılanlar … ve … vekilinin, tüm sanıklar hakkındaki suç örgütü kurma, yönetme, üye olma, bilerek yardım etme ve tefecilik suçlarından doğrudan ve/veya dolaylı zarar görmediği, bu nedenle kamu davasına katılmaya hakları bulunmadığından,
b) Katılan … Hazinesinin; tüm sanıklar hakkındaki suç örgütü kurma, yönetme, üye olma, bilerek yardım etme ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından doğrudan ve/veya dolaylı zarar görmediği, bu suçlar açısından kamu davasına katılmaya hakkı bulunmadığından,
Vaki temyiz taleplerinin, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık … müdafiinin tefecilik ve suç örgütüne üye olmak suçundan; o yer Cumhuriyet Savcısının yukarıda belirtilen sanıklar hakkında tefecilik suçundan ve sanık … hakkındaki 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan; katılan … vekilinin yukarıda belirtilen sanıklar hakkındaki vekalet ücreti yönünden ve tefecilik suçundan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafii, katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin kısmen isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında tefecilik suçundan; sanıklar …,ve … hakkında katılan …’a yönelik nitelikli yağma suçundan; sanık … hakkında katılan … ve …’a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
a) Katılan …’a yönelik yağma suçundan, katılanlar … ve …’ın doğrudan ve/veya dolaylı olarak zarar görmediği anlaşılmakla, bu suç açısından katılanlar … ve … vekilinin kamu davasına katılmaya hakkı bulunmadığından,
b) Yargılama sırasında öldüğü tespit edilen sanık … hakkında verilen düşme kararını temyiz eden katılan … vekilinin, bu yöndeki temyiz talebinde hukuki yararı bulunmadığından,
Vaki temyiz taleplerinin, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
1) Katılan …’a yönelik eylem ile ilgili olarak;
Katılanın 05.08.2006 tarihli kolluk ifadesinde, sanık …’ten faizle 2005 yılı Ekim ayına kadar toplamda 645 Milyar TL para aldığını ve karşılığında 1 Trilyon TL tutarında çek verdiğini, sanıkların teminat olarak tapu devri hususunda baskı yapmaları nedeniyle eşi … adına kayıtlı ev ile dört adet villayı, yine sanıklar … ve …’in para ödenmesi hususunda ölümle tehdit etmesi ve sanık …’ın iş yerine gelerek belinden çıkardığı silahı masaya koyup “Silah güzel mi?” diye sormak suretiyle kendisini tehdit etmesi nedeniyle Mezarlıkbaşı semtinde bulunan gayrimenkulünün %50 hissesini devrettiğini, 2006 yılı Nisan ayına kadar borcun faiziyle birlikte 2 Trilyon 850 Milyar TL olduğu söylenerek, bunu ödeyeceksin bundan kurtuluşun yok diyerek üzerinde baskı uygulamaya devam ettiklerini, tehdit ve baskılar sonucu bürosunu sanıkların adamına devrettiğini, apartman dairesini ve çiftliğini satarak parasını sanıkların adamlarına verdiğini belirttiği,
Katılan aşamalarda bu beyanlarını özetle tekrarladığı,
Sanık …’in ifadelerinde özetle; …’ın ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, alacaklılarından mal kaçırdığından dolayı taşınmazlarını başkalarına sattığını, kendisine faiz ile para vermediğini, bir kısım mallarını babasının satın aldığını,
Sanık … ifadesinde özetle; …’ın, babasının taşınmaz aldığı kişi olduğunu, taşınmazın parasını kendisinin ödediğini,
Sanık …’ın ifadesinde özetle; …’ı patronu olan … gayrimenkul alışverişinden dolayı tanıdığını, kendisine yönelik yağma suçunu işlemediğini, katılanın kendi rızasıyla patronlarıyla gayrimenkul alışverişi yaptığını belirtiği,
Ceza yargılamasının amacı usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde kesin olarak saptanmasıdır. Bu nedenle hüküm kesinleşinceye kadar inceleme olanağı bulunan kanıtların ele alınıp değerlendirilmesi diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşmesi için olay ve/veya olaylara ışık tutabilecek nitelikte tüm yasal kanıt ve belgelerin araştırılması, tartışılması iddia ve savunmanın bu bağlamda doğruluğu kuşkudan uzak bir şekilde ispatı zorunludur.
Hal böyle olunca;
Katılan …’ın taşınmazlarını tehdit nedeniyle devrettiğine ilişkin iddiaları ile sanıkların parasını ödediklerine dair iddiaları karşısında; taşınmazların devrine ilişkin herhangi bir yazılı veya resmi belgenin bulunup bulunmadığı, söz konusu ödemelerin sanıklar tarafından yapılıp yapılmadığı, buna ilişkin banka kayıtları ile katılan tarafından tasarrufların iptali ile ilgili herhangi bir dava açılıp açılmadığı resen araştırılıp, açılmış ise dosyaların onaylı örnekleri getirtilip, katılan ile sanıklar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, hukuken korunan herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanıklar … ve
…’ın eylemlerinin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerektiği düşünülmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Katılanlar … ve …’a yönelik eylemler ile ilgili olarak;
23.07.2005 günü …’ın borcu nedeniyle eşi katılan …’ın evine, temyiz dışı sanıklar ile birlikte giden sanık …’in “…’in 600 milyar borcu var, bu borç ödenecek, bu uğurda 250 kişi ölse de bu borç ödenecek” dediği, 24.07.2005 günü katılan …’i telefonla arayan sanık …’in “…’in borçlarını sen ödeyeceksin ödemezsen sizi Çeşme’ye gömeceğim, seni yaşatmam” dediği, 03.08.2005 tarihinde ise tanık …’ın bürosuna giden sanık …’in “Bu alacağımı alamazsam siz de şahitsiniz ben …’i vuracağım” dediğine dair özde ve aşamalarda değişmeyen, birbiri ile de bir ölçüde çelişmeyen beyanlar karşısında; sanığın aynı kast altında gerçekleşen eylemlerinin kül halinde tek bir nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülüp, yerinde yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Sanık …’ın, hükümden sonra 25.04.2016 tarihinde vefat ettiğinin UYAP sisteminden alınan nüfus kaydından anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafi, katılan … vekili, katılanlar … ve … vekili, katılan … vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.