Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2530 E. 2021/2600 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2530
KARAR NO : 2021/2600
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, müdahalenin men’i talebinin reddine, yıkım istemi talebi yönünden reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; 60 ada 1 parsel numarasında 5864 yüzölçümle Hazine adına kayıtlı taşınmazın 08.10.1990 tarih 35168 sayılı olur ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne tahsis edildiğini, buna istinaden dava konusu arazinin üstüne Bayrak İlköğretim Okulunun yapıldığını, taşınmazda okulun bahçesinde kalacak şekilde davalı …’nın evinin bulunduğunu belirterek davalının müdahalesinin men’ine masrafı davalıdan alınmak üzere taşınmaz üzerindeki muhdesatların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde ve aşamalarda; davaya konu taşınmazın murisi olan … oğlu …’a ait olduğunu, taşınmaz üzerinde İmar Kanunu’nun 16 ve 18 maddeleri uygulaması yapıldığını, yapılan bu çalışmalarda kendilerine hiçbir yer verilmediğini, oysa imar yasası maddelerinde imar düzenlemesi yapılan alanlarda önceleri % 35 olan Dop oranının daha sonra % 40’a yükseltildiğini ancak Menderes Belediyesinin taşınmazın tamamını Dop olarak aldığını ve eğitim alanı olarak tahsis ettiğini, taşınmazın üzerindeki evin imar uygulamasından önce yapıldığını, evin tapu kütüğünde … mirasçılarına ait olduğu belirtilen ev olup olmadığının araştırılmasığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 60 ada 1 parsel numarasında 5.864,00 m² yüz ölçümlü arsa vasfındaki hazine adına kayıtlı taşınmaza davalının vaki müdahalesinin men’ine, davacının yıkım istemi yönünden talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu 60 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 14.01.1988 tarihli yapılan imar uygulaması ile tapu kaydının oluştuğu, taşınmazın evveliyatında 1539 numaralı parselin içinde iki kuyu ve beş kerpiç ev bulunan bağ vasfı ile kadastro tespiti çalışmaları sırasında …, … ve … ve Maliye Hazinesi adına 26.06.1959 tarihinde tespit gördüğü, …’un tespite itirazı üzerine 30918 m2 yüzölçümlü 1539 parselin Maliye hazinesi adına hükmen 15.02.1974 tarihinde tescil edildiği, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde beş kerpiç ev ve hayvan damı ile B harfi ile gösterilen yer içersindeki 1 ev ve kuyu … mirasçılarına ait olduğunun belirtildiği, bu sayfanın ıslah imar planı gereği 14.11.1988 tarihinde kapatıldığı, 1539 parsel 14.11.1988 tarihli imar uygulaması sonucu 60 ada 1 ve 3, 148 ada 1, 149 ada 1, 241 ada 1 ile 10, 242 ada 1 ile 9 parselere ayrıldığı, 60 ada 1 parselin 7861 m2 arsa vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, 25.02.1992 tarihli ve1531 nolu işlem ile 1997 m2 sinin imara gittiği, ayrıca 12.11.1990 tarihli ve 3410 yevmiye nolu işlem ile ilkokul yapılmak üzere tahsis edildiği, güncel tapu kaydına göre davalının murisi olarak belirttiği …’un taşınmazda kayıttan kaynaklanan bir hakkı bulunmamakla kök tapu kaydı olan 1539 parselin beyanlar hanesinde B harfi ile gösterilen yer içersindeki 1 ev ve kuyu … mirasçılarına ait olduğu şerhinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Davalının miras bırakanı olduğunu beyan ettiği …’un veraset ilamı dosyaya kazandırılmalı, davalının dava konusu evin miras bırakanı …’a ait olup olmadığının araştırılması, kök tapu kaydının beyanlar hanesinde belirtilen evin dava konusu ev olup olmağının belirlenmesi, taraf delillerinin eksiksiz toplanması, toplanan ve toplanacak deliller doğrultusunda hükme yeterli bir araştırma ve soruşturma yapılması hasıl olacak sonuca göre davalının hak sahibi olduğunun belirlenmesi durumunda Mahkemece TMK’nin 723. maddesi uyarınca belirlenecek uygun muhdesat bedeli üzerinden davalı lehine hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmasının önlenmesine kararı verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasın doğru olmamıştır.
Kabule göre de; 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesine göre, Mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olayda; Mahkemece hükmün 1. fıkrasında, “1-… köyü 60 ada 1 parsel numarasında 5.864,00 m² yüz ölçümlü arsa vasfındaki hazine adına kayıtlı taşınmaza davalının vaki müdahalesinin men’ine,” karar verilmiş, ancak hükme esas bilirkişi raporuna atıf yapılmamış ve kaç m2 ve bilirkişi raporunda işaretli hangi alana dair için müdahalenin men’i kararı verildiği belirtilmemiştir. Bu hali ile hüküm infaza elverişli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.