YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/243
KARAR NO : 2021/2208
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili, davalı alacaklı vekili, davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili müvekkili şirkete ait olan menkullerin haczedildiğini, müvekkili şirket ile kiracı … Sağlık Tesisleri ve Eğitim Müesseseleri A.Ş. arasında Noterde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilerek sözleşmeye konu malların teslim edildiğini, kiracının ise menkulleri borçlu şirkete teslim ettiğini, mahcuzların sözleşmeye konu menkuller olduğunu bildirerek, istihkak iddialarının kabulü ile finansal kiralama konusu mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacının açmış olduğu davanın süresinde olmadığını, malların borçlu şirkete ait hastanede haczedilerek …’e yediemin olarak teslim edildiğini, yediemin …’in davacı şirketin vekillerine hacizli malları muhafazaya aldıkları esnada borçlu Güneydoğu…A.Ş.nin borcundan dolayı haciz konulduğunu bildirmiş olmasına rağmen davacı şirketin bu tarihte herhangi bir istihkak davası açmadığını, sunulan Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği 2011 yılında borçlu şirketin sözleşme gereği hacizli malların maliki durumuna geçmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili,istihkak iddiasına konu mahcuzların mülkiyet hakkının davacı …Ş’ye ait olup, 04.10.2013 ve 23.01.2014 tarihlerinde tatbik edilen haciz işlemlerinin 30.01.2014 tarihli ihtarname ile taraflarına bildirildiğini, bu itibarla davacı tarafın haklı ve yerinde olan istihkak iddiasının kabulü ile, takip borçlusu müvekkili şirket aleyhine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu menkullerin İzmir 21. Noterliğinin 14.06.2007 tarihli ve 20978 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesine konu ekipmanlar olduğu, Finansal Kiralama Kanunu’nun 19/2.maddesi uyarınca menkullerin haciz dışında bırakılması gerektiğinden istihkak iddiasının kabulü ile menkuller üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi, davalı alacaklı ve davalı borçlu hükmü temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Haciz tarihi itibariyle İİK’nin 106. maddesi hükmüne göre; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir”
İİK’nin 110. maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında somut olayda; borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle 04.10.2013,13.12.2013 ve 23.01.2014 tarihlerinde yapılan hacizlere ilişkin olarak davacı üçüncü kişi vekilinin 05.02.2014 tarihinde her üç hacze ilişkin istihkak iddia etmesi üzerine, Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/162 Esas, 08.05.2014 tarihli kararı ile icra takibinin devamına kararı verildiği ancak kararın davacı üçüncü kişi vekiline tebliğ edilmediği, davacı tarafından 24.09.2014 tarihinde dava açıldığı anlaşılmaktadır. İİK’nin 97/8. fıkrası uyarınca dava süresince 106. maddede düzenlenen satış isteme süreleri duracaktır. Ancak üçüncü kişi tarafından dava açılmadan önce icra dosyası kapsamında süresi içinde davaya konu menkuller yönünden usulüne uygun satış talebi olmadığından, dava tarihi itibariyle İİK’nin yukarıda değinilen Yasa maddeleri gereğince altı aylık satış isteme süresi dolmuş olup, mahcuzlar üzerindeki hacizler dava açılmadan önce kalkmıştır. Her ne kadar davalı alacaklı dava açıldıktan sonra satış talebinde bulunmuş ise de dava açıldıktan sonra talepte bulunulması hacizden itibaren işlemeye başlayan satış süresini kesmez. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, herşeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunmasıdır. Bu koşulun bulunup bulunmadığı yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re’sen gözetilmelidir. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre davacı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin ve davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.