Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4061 E. 2021/4663 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4061
KARAR NO : 2021/4663
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.03.2017 gün ve 2016/711 – 2017/400 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.05.2019 gün ve 2017/4431 – 2019/3620 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Garibaldi-… firmasına kredi kullandırıldığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere İzmir Çeşme’de bulunan taşınmaza ipotek konulduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 1998 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, bu sırada davalıların …aleyhine Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmaz satış parasının ödenmediğinden bahisle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiğini, kararın temyiz edilmeden kesinleştiğini, davalıların bu sefer de ipoteğin terkini için banka aleyhine dava açtıklarını, açılan davada taşınmazın satışının dava sonuna kadar durdurulması için tedbir kararı verildiğini, mahkemenin 05.05.2004 tarihli kararı ile ipoteğin terkinine karar verdiğini, temyiz üzerine hükmün bozulduğunu, mahkemece bozmaya uyularak 12.06.2007 tarihli karar ile davanın reddedildiğini, kararın deracattan geçerek kesinleştiğini, tedbirin kaldırılması üzerine taşınmazın satışı işlemine kaldığı yerden devam edildiğini, icra takibinde taşınmazın değerinin 1.500.000.-TL olarak belirlendiğini, ipotek limitlerinin ise 1.200.000 olduğunu, taşınmazın satışının haksız tedbir nedeniyle 8,5 sene geciktiğini, bu nedenle alacağın geç tahsil edilmesine, zamanında kapatılmayan kredi riskinin büyümesine ve alacağın tahsil edilmesinin imkansız hale gelmesine sebebiyet verildiğini, 13.082.024,17 TL’ye tekabül eden banka riskinin kapatılamadığını, ihtiyati tedbir talep edenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 4.177.075 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili ve ihbar olunan vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine ihbar olunan tarafın temyiz isteminin reddine karar verilmiş; diğer taraflar yararına karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.