Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3857 E. 2021/2464 K. 16.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3857
KARAR NO : 2021/2464
KARAR TARİHİ : 16.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bor Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.03.2019 tarih ve 2018/336 E. – 2019/231 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davaya konu senette borçlu olarak adı geçen kişinin … olduğunu ancak senedi imzalayan şahsın davalı … olduğunun tespit edildiğini, bu durumun gerek imza incelemesi gerekse davalının beyanları ile sabit olduğunu, senet borcu ödenmediği için davalı hakkında Niğde 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2059 E. sayılı icra dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, senetten dolayı davacının alacaklı olduğuna ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, senetteki imzanın kendisine ait olduğunu, senedi imzalarken bedel ve borçlu isminin yazmadığını ve bu senedin dava dışı …’ye teminat olarak verildiğini, senedin bedelsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının senet metninin altındaki imza için sahtelik iddiası olmadığı, davacının bu senedi ciro yoluyla devraldığı, davaya konu bononun, teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın ispatlanamadığı, davalının senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, senette borçlu isminin yanlış yazılmasının senetten doğan alacağı ortadan kaldırmasının aşırı ve haksız sonuçlara yol açacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 22.500,00 TL alacağın 25.03.2009 olan takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye1.152,74 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.