Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/2240 E. 2021/7816 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2240
KARAR NO : 2021/7816
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanık …’nın sürücülüğünü yaptığı … plakalı araçta 1600 karton sigaranın ele geçirildiği olayda; … Sulh Ceza Hakimliğinin 13.11.2014 tarih ve … D.İş. Numaralı önleme arama kararına istinaden arama yapıldığı 28.11.2014 tarihli olay tutanağında belirtilmesi karşısında anılan arama kararının aslı veya onaylı sureti dosya arasına alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Suça konu 1600 karton gümrük kaçağı sigaranın fahiş değerde olduğu gözetilerek sanıklar hakkında 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3. Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

4. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
5. Sanık … ile ilgili olarak;
Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28/11/2014, iddianame düzenlenme tarihinin 06.01.2015 olduğu,
UYAP’ta yapılan incelemede sanığa ait…Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/189 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 02.08.2014 iddianame düzenleme tarihinin ise 13.01.2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK.nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6. Doğrudan verilen adli para cezasının günlüğü 20,00 -TL’den paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK.nun 52. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
7. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan TAPDK’nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine dilekçe yazım ücretine hükmolunması ve hükmolunun dilekçe yazım ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsiline karar verilmesi gerekirken hangi sanık olduğu da belirtilmeden ”sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.