YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2245
KARAR NO : 2021/12226
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Mağdur …’un 09.10.2010 tarihli kolluk ifadesinde, sanıkların üzerini arayarak kredi kartlarını alıp şifresini öğrenmek suretiyle para çekmiş olduklarını iddia etmesi karşısında; sanıklar hakkında zamanaşımı süresince 5237 sayılı TCK’nın 245. maddesi gereğince banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, hüküm fıkrasının 2. bendinde sanık …’un isminin, “Uğur Oktay” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanıklar hakkındaki nitelikli yağma suçunun, konutta işlendiği dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 149. madde ve fıkrasının (a), (c), (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması, birden fazla nitelikli halin varlığı nedeni ile aynı yasanın 61/1. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden “eşit oranda” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, ayrıca lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, sanık
… ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarının yargılama giderine ilişkin bölümünün çıkarılması, yerine “Bozma öncesi yapılan ve sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle; eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.