Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/1459 E. 2021/11209 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1459
KARAR NO : 2021/11209
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya yönelik eylem nedeniyle kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, CMK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda mercinin belirlenmesinde yanılma, başvuran suça sürüklenen çocuk müdafiin hakkını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a yönelik eylem nedeniyle kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur … ’a yönelik eylem nedeniyle kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre mağdur … ’dan 25 lira alan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.06.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

5237 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığını,cezayı azaltan bir hal olarak düzenlemiş ise de; yağma suçu ile korunan hukuksal değerin,münhasıran mal varlığı olmayıp, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut bütünlüğü olduğu için, bu düzenleme Hakime yağma suçunda,cebir ve tehdidin kişi üzerindeki etkisine bakılmaksızın “sırf alınan malın değerine bakarak” cezayı indirme yetkisi vermemektedir.
5237 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinin akabinde, Dairemiz verdiği kararlarını da geliştirerek, bugüne kadar süre gelen ve istikrar kazanan uygulamalarında,malın değerinin azlığı konusunda objektif ve subjektif esasları birlikte değerlendirerek yeni bir kıstas getirmiştir.
Ceza Genel Kurulu’nca da kabul gören bu uygulamaya göre;
5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, değer azlığının 5237 sayılı TCK’ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilip açıklanmak suretiyle uygulanabilecektir.
Yani değer azlığı, “sadece daha çoğunu alabilme imkanı varken yalnızca ihtiyacı kadarını almak şeklinde, subjektif ölçüte göre değil, aynı zamanda alınan eşyanın değerinin objektif olarak da gerçekten az olup olmadığına ve sanığın özgülediği kastına göre belirlenecektir.
Olayımızda; suça sürüklenen çocuk …’nın temyiz dışı suç arkadaşı ile beraber gündüz vakti sokakta bulunan mağdur … ve arkadaşlarının yanına gelip miktar belirtmeksizin “çıkarın paraları” dedikten sonra aldığı olumsuz yanıt üzerine bıçak tevcih edip mağdur …’nin üzerinde bulunan toplam 25 lira parasını alıp eyleminin tamamladığı,
Bu duruma göre mağdurdan alınan paranın miktarı az ise de; suça sürüklenen çocuğun özgülenen kastının daha fazla para almak olduğu, bu nedenle mağdurun üzerindeki paranın tamamını aldığı, daha fazlasını almak imkanının da bulunmadığı yani Dairemizin bugüne kadar uyguladığı ve Ceza Genel Kurulu’nca da kabul gören içtihadına göre 5237 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesinde düzenlenen değer azlığının bu olayda uygulama koşulları oluşmadığı,
Bu nedenle yerel mahkemece yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu ve onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuz için sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.