Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/1359 E. 2021/11210 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1359
KARAR NO : 2021/11210
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile katılan vekinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 10.06.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

5237 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığını, cezayı azaltan bir hal olarak düzenlemiş ise de; yağma suçu ile korunan hukuksal değerin, münhasıran mal varlığı olmayıp, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut bütünlüğü olduğu için, bu düzenleme Hakime yağma suçunda, cebir ve tehdidin kişi üzerindeki etkisine bakılmaksızın “Sırf alınan malın değerine bakarak” cezayı indirme yetkisi vermemektedir.
5237 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinin akabinde, Dairemiz verdiği kararlarını da geliştirerek, bugüne kadar süre gelen ve istikrar kazanan uygulamalarında, malın değerinin azlığı konusunda objektif ve sübjektif esasları birlikte değerlendirerek yeni bir kıstas getirmiştir.
Ceza Genel Kurulu’nca da kabul gören bu uygulamaya göre;
5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “Hafif’ ve “Pek hafif’ ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, değer azlığının 5237 sayılı TCK’ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,
olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilip açıklanmak suretiyle uygulanabilecektir.
Yani değer azlığı, “Sadece daha çoğunu alabilme imkanı varken yalnızca ihtiyacı kadarını almak şeklinde, sübjektif ölçüte göre değil, aynı zamanda alınan eşyanın değerinin objektif olarak da gerçekten az olup olmadığına ve sanığın özgülediği kastına göre belirlenecektir.
Olayımızda; suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı suç arkadaşıyla mağdur …’ı
bir ara sokağa çekip üzerini ve çantasını arayıp 12 lira parasının tamamını ve otobüs kartını tokat atacakmış gibi yaparak alıp eylemi tamamladıkları,
Bu duruma göre mağdurdan alınan paranın miktarı az ise de; suça sürüklenen çocuğun özgülenen kastının daha fazla para almak olduğu, bu nedenle mağdurun üzerindeki paranın tamamını ve otobüs kartını aldığı, daha fazlasını almak imkanının da bulunmadığı yani Dairemizin bugüne kadar uyguladığı ve Ceza Genel Kurulu’nca da kabul gören içtihadına göre 5237 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesinde düzenlenen değer azlığının bu olayda uygulama koşulları oluşmadığı,
Bu nedenle yerel mahkemece yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğu ve bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuz için sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.