YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3862
KARAR NO : 2021/2758
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İpsala Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.10.2017 tarih ve 2017/77-2017/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya emtia satıp teslim ettiğini, teslim edilen mallara ait faturaların bakiye bedelinin ödenmediğini, 17.451,79 TL alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında belirlenen miktara göre davalının ödeme yaptığını, davacının kararlaştırılan bedelden fazla bedel üzerinden takip yaptığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın genel bir alacak davası olmayıp itirazın iptali davası şeklinde açıldığı, davanın kısmen kabulü ile, 6.720,00 TL alacağın takip tarihi olan 17.05.2012 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, İpsala İcra Müdürlüğünün 2012/630 Esas Sayılı icra dosyasından yapılan takibin devamına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, fatura bedeline dayalı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de gerekçe kısmında dava itirazın iptali davası olarak nitelendirilmesine rağmen hüküm fıkrasının ilk bendinde alacak hükmü kurularak çelişki oluşturulmuştur. Buna göre, gerekçe ile hüküm çelişkisinin bulunması ve hüküm kısmının infazda tereddüt oluşturması usul ve yasaya aykırı görülmekle HMK.’nın 297. ve devamı maddelerine göre hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.