Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4793 E. 2021/4150 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4793
KARAR NO : 2021/4150
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.07.2020 tarihli ve 2018/4925 Esas, 2020/4448 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin 07.10.2020 tarihli ek kararla reddine karar verilmesine dair ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı kayyım vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazı davalının bina yapmak ve bahçe olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğini belirterek, 01.01.2009- 31.08.2013 tarihleri arasındaki dönem için toplam 13.801,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 01.01.2009-31.08.2013 tarihleri arasındaki dönem için toplam 13.268,20 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire’nin 06.07.2020 tarihli ve 2018/4925 Esas, 2020/4925 Karar sayılı ilamı ile hüküm onanmıştır. Davalı vekili tarafından süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunulmuş, Mahkemece 07.10.2020 tarihli ek kararla, Yargıtay’ın onama kararında karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilince yapılan karar düzeltme talebi reddedilmiş, ek kararında davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya Daire’ye gönderilmiştir.
Yerel Mahkemenin karar düzeltme isteğinin reddine karar verme yetkisi bulunmamaktadır. HUMK’un 440 ve devamı maddeleri uyarınca, bu yetki Yargıtay’ın onama ve bozma kararını veren özel Dairesine aittir. Mahkemece, Yargıtay’a ait görev üstlenilerek karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle, Mahkemenin 07.10.2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilerek karar düzeltme isteğinin incelenmesine geçildi;
Yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelenmesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı miktar itibariyle karar düzeltme yoluna gidilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenirken; temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmü esas alınmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.04.2005 tarihli ve 2005/4-295-287 sayılı ilamı) Bu durumda, temyiz veya karar düzeltme incelemesinde kesinlik, dolayısı ile kanun yoluna başvurulabilirlik sınırı belirlenirken talep hangi karara yönelik ise o karar tarihinin esas alınması gerekir.
Talebin karar düzeltme istemine ilişkin olduğu ve 06.07.2020 tarihli Dairemizin kararının düzeltilmesi istendiği için kesinlik sınırı Dairemizin karar tarihine göre belirlenmelidir.
Bilindiği üzere, 1086 sayılı HUMK’un 440/III-1 maddesi 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değiştirilmiş, ayrıca 01.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile HUMK’a ilave edilen Ek Madde 4’e göre de; 01.01.2020 tarihinden itibaren değeri 24.120,00 TL’den az olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenle, 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile davalı vekilinin karar düzeltme istemine ilişkin dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.