YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1104
KARAR NO : 2021/3420
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde bir adet mesken ve dükkanın kooperatif yoluyla davalı erkek adına satın alındığını, her iki taşınmazın kooperatif ödemelerine davacıya düğünde takılan ziynetlerin ve işyerinden ayrılması neticesinde ödenen kıdem tazminatının kullanılması ile katkıda bulunulduğunu açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 08.10.2020 tarihli dilekçeyle talep miktarı 140.984,45 TL’ye arttırılmıştır.
Davalı … vekili, taşınmazların alımına davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, toplanan deliller, davacı tanıklarının ziynet eşyalarının ve kıdem tazminatının davalı tarafça alındığına dair görgüye dayalı beyanları ile davacı kadının katkı payının sabit olduğu, her ne kadar bazı davalı tanıklarınca 2009 yılındaki bir düğünde davacı kadının üzerinde ziynet eşyalarının görüldüğü belirtilmiş ise de ibraz edilen fotoğraflarda davacının üzerinde hiç bir ziynet eşyasının bulunmadığı, ancak eve ne miktar, dükkana ne miktar katkıda bulunulduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, katkının eve yapıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda hesaplanan 13.091,44 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme sonucu, Dairenin 27.11.2018 tarihli ve 2018/14946 Esas, 2018/19278 Karar sayılı ilamı ile tasfiyeye konu edilen iki taşınmazın da kooperatife üyelik yoluyla edinildiği, eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğu dönemde davalı erkek adına tapuda tescil edildikleri, kooperatiflere evlilik birliği içinde ödemeler yapıldığı; davacının, ziynetleri bozdurularak ve işyerinden aldığı tazminat ile hem dükkan hem ev alımına katkıda bulunduğunun kabulü gerektiği, taşınmazların edinme tarihlerindeki değerleri, ziynetlerin ve kıdem tazminatının miktarları da gözetilerek, TMK’nin 4. ve TBK’nin 50. maddeleri uyarınca hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilip, bulunacak katkı oranı ile tasfiyeye konu taşınmazların dosyada belirlenen dava tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri ayrı ayrı çarpılmak suretiyle her bir taşınmazdan davacının katkı payı alacağı tespit edilmesi gerektiğine işaret edilerek davacı tarafın temyiz itirazların kabulü ile hüküm bozulmuş, davacının diğer ve davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi de reddedilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 140.984,45 TL katkı payı alacağının 30.000,00TL’sinin dava tarihi olan 10.04.2012 tarihinden, 110.984,45 TL’sinin ıslah tarihi olan 08.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel Mahkeme Daire bozmasına uymuşsa da bozmanın gereğinin tam yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında katkı oranının mahkemece takdir edilerek davacının katkı payı alacağı hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda Mahkemece, bozmaya aykırı şekilde bilirkişi raporu aldırılması hatalı olmuştur. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporu incelendiğinde hesaplamada esas alınan ziynetler, kıdem tazminatı, taşınmazların edinme tarihindeki değerlerinde yeni TL-eski TL dönüşümünden kaynaklı hatalar bulunduğu ve neticeten davacı kadının katkı oranının dosya kapsamına uygun düşmeyen şekilde % 60,50 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken, iş teknik bilirkişi raporundaki taşınmazların edinme tarihlerindeki değerleri, ziynetlerin değerleri ve ilgili kurum cevap yazısında geçen davacıya ödenen kıdem tazminatının miktarı gözetilerek, TMK’nin 4. ve TBK’nin 50. maddeleri uyarınca hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilip, bulunacak katkı oranı ile tasfiyeye konu taşınmazların dosyada belirlenen dava tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri ayrı ayrı çarpılmak suretiyle her bir taşınmazdan davacının katkı payı alacağının tespit edilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.