YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15266
KARAR NO : 2011/16328
KARAR TARİHİ : 29.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.02.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 105 ada 9 parsel sayılı taşınmazı yararına,davalıya ait 105 ada 10 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı …, davacıya ait taşınmazın yola cepheli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaz lehine, 105 ada 10 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda; dosyada mevcut kadastro paftası örneğine göre davacıya ait 105 ada 9 parsel sayılı taşınmazın doğusundaki kadastrol yola cepheli olduğu görülmektedir.Davacının taşınmazı üzerine yapmış olduğu binanın doğu cephesindeki yola çıkışını daraltmış olması davacı taşınmazının geçit ihtiyacı içerisinde olduğunu göstermez.
Açıkça belirtmek gerekirse, davacı adına kayıtlı 105 ada 9 parsel numaralı taşınmazın genel yola cephesinin bulunduğu, bu nedenle mutlak ve nispi geçide ihtiyacı olmadığı anlaşılmakla, davacının sübjektif arzusuna göre geçit güzergahı saptanıp buna ilişkin hüküm kurulması mümkün değildir. Davanın açıklanan tüm bu nedenlerle reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;davacıya ait 105 ada 9 parsel sayılı taşınmaz lehine davalıya ait 105 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinden kurulan geçitin 10 parsel sayılı taşınmazı ikiye bölmek suretiyle,taşınmazın kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmasına neden olacak şekilde tesisi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.