YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13774
KARAR NO : 2011/15507
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.04.2007 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici, istemin yerinde olduğunu bildirmiş, diğer davalı arsa sahibi binada ayıplı işler olduğunu, kira alacağına hak kazandığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilerek tescil hükmü kurulmuş ve yapıdaki eksik ve ayıplı işlerin parasal karşılığı olarak depo edilen 2.937,50 TL’nin arsa sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahibi temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı arsa sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Gerçekten, 6100 sayılı HMK’nun 326. maddesinin 1. fıkrasına göre kanunda yazılı haller dışında yargılama giderinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerekir. Aynı maddenin 2. fıkrası hükmünde ise davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekeceği düzenlemesi yapılmıştır.
Somut olaya gelince; davalı arsa sahibi yapıda ayıp ve eksiklikler olduğunu savunarak tescil istemine karşı koymuştur. Nitekim mahkemece de bu savunmaya değer tanınarak ayıp ve eksiklikler bedeli 2.937,50 TL’nin depo edilmesi koşuluyla dava kabul edilmiştir. Görülüyor ki, davalı arsa sahibi tescil istemine karşı koymakta kısmen haklıdır. Dolayısıyla, HMK’nun 326. maddesinin 2. fıkrasına göre iki taraftan her biri davada kısmen haklı bulunduğundan, yargılama giderlerinde haklılık oranına göre mahkemece takdir edilip paylaştırılması gerekir.
Değinilen yönün gözardı edilmesi suretiyle tüm yargılama giderleriyle arsa sahibinin sorumlu tutulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.