Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/13677 E. 2020/18807 K. 14.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13677
KARAR NO : 2020/18807
KARAR TARİHİ : 14.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık … hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında, müştekinin raporunun alınması için uzun süre beklenmesi gerekeceğinden bahisle sanık hakkındaki kamu davasının tefrikine dair karar verilen Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarih ve 2014/408 Esas – 2015/286 Karar sayılı dosyasının onaylı bir örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Müşteki …hakkında Isparta Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 17.02.2016 tarihli adli raporuna göre; sol el bileğindeki fonksiyon azalmasının, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu” tespiti yapılmasına rağmen, müşteki hakkında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalınca hazırlanan 25.04.2016 tarihli adli raporda ise, “sol el bileğinde minimal eklem hareket açıklığı kaybı ve 1/5 oranında ekstansiyon (dışa bükme) hareketi kas gücü kaybı saptanmakla birlikte bu durumun organlardan birin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı” belirtildiğinden, adli raporların çelişkili olduğu görülmekle, müştekinin yaralanmasının “duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da işlevinin yitirilmesi” niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde adli raporu alınması bakımından, müştekinin tüm tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek buradan aldırılacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 07.05.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle şartları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.