YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21829
KARAR NO : 2020/13315
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 26.11.2012 tarih ve 2011/27608 Esas – 2012/39768 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.09.2020 tarih KD-2020/62146 sayılı itiraznamesi ile;
” Suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de
1) Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca hapis cezasının 5 yıldan az olamayacağı cihetle CMK’nin 196/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmeden Burdur Asliye Ceza Mahkemesince 20/04/2009 tarihinde istinabe suretiyle tespit edilen savunması ile yetinilerek hüküm kurulması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas- 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nın 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3) Suça sürüklenen çocuğun hakkındaki hükme karşı 02/02/2010 tarihli dilekçe ile sunduğu temyiz sebepleri irdelenmeden müdafinin temyiz istemi üzerine incelenen hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4) TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca tayin edilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının yaralanmanın yüzde sabit iz meydana getirmesi nedeniyle bir kat artırıma tabi tutulması sırasında uygulanan yasa maddesinin TCK’nın 87/1-c maddesi yerine 87/1. maddesi olarak eksik gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6 maddesi aykırı davranılması,
5) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, yasaya aykırılık oluşturmakta olup, hükmün açıklanan gerekçelerle bozulmasına” karar verilmesi talep edilmiştir.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 26.11.2012 tarih ve 2011/27608 Esas – 2012/39768 Karar sayılı, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına dair kararının KALDIRILMASINA,
a) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c, son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, talimat yolu ile savunmasının aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli ve 2015/1167 Esas- 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde yüzde sabit iz nedeniyle arttırım yapılırken kanun maddesinin TCK’nin 87/1-c maddesi yerine 87/1 olarak gösterilmesi,
d) 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuk hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
e) TCK’nin 53/4. maddesindeki düzenlemeye aykırı biçimde suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olduğu kabul edilen suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.