YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2758
KARAR NO : 2020/5014
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2018 tarih ve 2016/143 E. – 2018/284 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.12.2018 tarih ve 2018/1036 E. – 2018/1143 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında araç rehin sözleşmesi yapıldığını, rehin borcu için davalıya 20 adet bono verildiğini ve bono bedellerinin ödenmesine rağmen rehinlerin kaldırılmadığını ileri sürerek, iki adet araç üzerine konan rehin şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmaya yetkili mahkemenin davalı şirketin merkezindeki Gaziantep Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin davacıdan olan alacağı için yapılan dava dışı takibe karşı açılan itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, dava konusu senetlerin rehin sözleşmesi nedeniyle verildiği iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında 19.000 euroluk karz akdi yapıldığı, borcun teminatı olarak davacı adına kayıtlı olan 2 araç üzerinde davalı lehine rehin tesis edildiği, borcun 20 adet senede bağlandığı, davacının senet bedelini davalıya banka aracılığıyla ödediği, buna rağmen rehnin fek edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, araçlar üzerine konan rehinlerin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davaya konu hukuki işlemin davalının şubesi ile davacı arasında, Mersin’de yapıldığı, şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu, yetki itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki 26.10.2010 tarihli rehin sözleşmesinin içeriğinden, borcun senede bağlandığının anlaşıldığı, ödendiği iddia edilen senetlerin tanzim tarihinin 25.10.2010 olduğu, dava konusu senetlerin taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişki kapsamında düzenlendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun kararın ONANMASINA, dava dosyasının Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, karardan bir örneğin Adana BAM 9. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.054,08 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.