Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5484 E. 2020/2745 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5484
KARAR NO : 2020/2745
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2016 gün ve 2014/154 – 2016/147 sayılı kararı reddeden-onayan Daire’nin 11/09/2018 gün ve 2016/14391 – 2018/5199 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 05. sınıfta tescilli “DYNABAC” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “DAYNAC” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin tescilli markasıyla aynı sınıfta olup müvekkilinin markasını çağrıştırdığını, hitap ettiği tüketici kesiminin aynı olduğunu, davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek YiDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalılar vekilleri bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamı ve toplanan kanıtlar uyarınca, davacı adına tescilli “DYNABAC” markası ile davalıya ait “DAYNAC” ibareli marka başvurusuna konu ibareler yerel mahkemenin ve Daire çoğunluğunun görüşünün aksine yazımsal ve sescil benzerlik taşımamamaktadır. Bu iki unsur bakımından, her iki ibarede de bazı harflerin ortak olmasının yahut zorlama telaffuz biçimlerinin öne çıkarılarak yapılan incelemenin yöntemsel olarak da benimsenebilir nitelikte olmadığı kanısındayım.
Şöyle ki, Dairemizin yerleşik uygulaması, ilaç emtiasına konan markalar bakımından, hedef kitlenin doktor ve eczacılar olduğu, bu mesleklere mensup kişilerin ise bilinç düzeyi yüksek kişiler olup ilaç emtiasına konan markalar bakımından karıştırılma ihtimalinin olmayacağı kabulüne dayalıdır. Somut dosya bakımından ise, yerel mahkemenin ve Daire çoğunluğunun, “ibarelerin ilaç emtiasına ilişkin olduğu, bu emtianın ortalama tüketicileri bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu” yönündeki görüşü ise bu yerleşik kabulün aksine olup benimsenebilir olmadığı gibi yine somut dosya açısından bakıldığında, bu yaklaşım, mantıksal bir çelişkiyi içermektedir. Gerçekten de, yerel mahkeme ve Daire çoğunluğuna ait bu kabulün, davacıya ait markayı taşıyan ilacın reçeteli satılabilen, davalıya ait markanın ise reçetesiz satılabilen ilaç emtiası üzerinde kullanılması halinde karıştırılmaya elverişli hale gelecekleri gibi bir ihtimale dayalı olduğu gerek yerel mahkeme gerekçesinden ve gerekse de Dairemiz onama ilamından anlaşılmaktadır. Ancak, taraf markalarını taşıyan müstahzarların, 1262 sayılı Kanuna tabi ilaç niteliğinde oldukları ve reçetesiz satışının söz konusu olmaması gerektiği bir tarafa bırakılacak olursa, gerçekten de davalıya ait markayı taşıyan ilacın reçetesiz satımının mümkün olması halinde, yukarda da değinildiği üzere yazımsal ve sescil benzerlik taşımayan bu ibareleri taşıyan ilaç emtiası bakımından, fahiş bir yanlışlık söz konusu olmadığı sürece, reçete yazan bir doktorun davacıya ait markayı taşıyan ilaç yerine reçetesiz satılabilecek bir ilacı yazması gibi bir ihtimal söz konusu olmadığı gibi, tersine, reçetesiz satılabileceği öngörülen davalıya ait markayı taşıyan bir ilaca ihtiyacı olan hastaya da, eczacının, reçeteli satılan bir ilacı vermesi söz konusu olamayacağından, karıştırılma kavramı bakımından bu yöndeki temel önermenin ve buna bağlanan sonucun yanlışlığı açıkça ortadadır.
Hülasa, DYNABAC ibareli tescilli marka ile davalı yana ait başvuruya konu DAYNAK ibareli markanın hiçbir açıdan 556 sayılı KHK’nın aradığı kriterler bakımından benzer, karıştırılma ihtimali bulunan ibareler olmadığı kanısındayım. Bu nedenle, davalı yan vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulması düşüncesinde olduğumdan Daire çoğunluğunun istemin reddi yönündeki kararına katılamıyorum.