Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21110 E. 2020/11421 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21110
KARAR NO : 2020/11421
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Düşme

Dairemizin 23.06.2020 tarih ve … Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21.07.2020 tarih ve 2016/270638 sayılı itiraznamesi ile “Suça sürüklenen çocukların suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda oldukları anlaşıldığından üzerlerine atılı TCK’nin 86/1. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun yaptırımı dikkate alındığında TCK’nin 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı beş yıl dört ay, uzamış zamanaşımı süresi ise yedi yıl oniki aydır. Somut olayda suç tarihinin 07.08.2015 olması karşısında kasten yaralama suçundan açılan davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış, bu çerçevede mahkemece kurulan hükümlerin Yüksek Dairece esastan incelenerek bozulmasına karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocukların 12-15 yaş grubunda olduklarından bahisle zamanaşımı nedeniyle hükümlerin bozulmasına ve davaların düşürülmesine karar verilmesi Kanun’a aykırı görüldüğünden” bahisle 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 308/2-3. bentleri uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2)Dairemizin 23.06.2020 tarih ve … Karar sayılı kamu davalarının düşürülmesine dair kararının KALDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocukların okul bahçesinde top oynarken tartıştıkları mağdura yumruk ve tekme atmak suretiyle darp ettikleri, mağdur hakkında düzenlenen Sinop Atatürk Devlet Hastanesinin olay tarihli geçici raporunda “her iki dizde yaygın kızarıklık, sol göz çevresi şişlik, sırt sağ tarafta 15×3 cm. uzunluğunda darbe iziyle uyumlu kızarıklık, kafa grafisinde patalojik bulguya rastlanmadı, yapılan şu anki muayenesinde hayati tehlikesi olup olmadığı tam değerlendirilemedi, basit tıbbi müdahale ile giderilmez, geçici hekim raporudur, kati rapor göz doktoru tarafından verilecektir.” denildiği, aynı hastanenin 17.08.2015 tarihli göz hastalıkları uzman raporunda “her iki gözde görme tam, kapaklar ön segment fundus doğal, kati adli rapor yaralanmadan 6 ay sonra verilecektir.” denildiği, olaydan 6 ay sonra aldırılan 22.02.2016 tarihli raporunda “her iki gözde görme tam, kapaklar ön segment fundus doğal, mevcut şikayetlerinin yaralanmayla ilgisi yoktur, kati rapordur.” şeklinde düzenlendiği, mağdur hakkında aldırılan kati raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine dair değerlendirmede bulunulmadığı gibi geçici rapordaki bulguların da ne şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğine dair ayrıntıya yer verilmediği anlaşıldığından, raporlar bu hali ile yetersiz nitelikte olup, Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığından, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınarak suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 22.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.