YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17206
KARAR NO : 2020/12664
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1993-2001 yılları arasında geçici işçi olarak 2001-2005 yılları arasında kadrolu işçi olarak Köy Hizmetlerinde, 2005 yılından itibaren … İl Özel İdaresinde, en son 6360 sayılı Yasa ile İl Özel İdaresi kapatıldığından davalı idareye geçtiğini, tüm çalışma süresinde aşçı olarak fazla çalışma yaptığı halde ücretinin ödenmediği iddiası ile fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş-çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta; davacı tüm çalışma süresinde aşçı olarak 06:00 ile 22:00-22:30 saatleri arasında çalışarak fazla çalışma yaptığını iddia etmiştir. Davalı idare davacının çalıştığı İl Özel İdaresinin kapanması üzerine davalı idareye naklen geçişinden sonraki tarihte davacının aşçı olarak çalıştırılmadığını, ayrıca davacının 2001 yılı atama evraklarında Sosyal Tesislerde çalıştığının görüldüğünü, sosyal tesislerdeki çalışmasının da fazla çalışmayı gerektirmediğini savunmuş, delil olarak davacının 2001 yılında aşçı olarak Lara Eğitim ve Dinlenme Tesislerinde görevlendirildiğine dair atama evraklarını sunmuştur. Davalı savunmaları yönünde bir araştırma yapılmaksızın, davacı tanık beyanlarına göre davacının şantiyelerde çalışan işçilere yemek çıkardığı ve yemek ile bağlantılı diğer işleri yaptığı, gerektiğinde şantiyede yatılı kaldığı kabul edilerek fazla çalışma alacağına karar verilmesi hatalıdır.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemeyeceğinden, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığının tespit edilebilmesi bakımından, hesaplama döneminde davacının ve davacı tanıklarının naklen geçiş öncesinde İl Özel İdaresinde ve naklen geçiş sonrası davalı İdarede çalıştıkları birimler ve tarihleri, nerede ve ne iş yaptıkları işyeri kayıtlarından tespit edilmeli, gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek tanıkların davacı ile aynı işte birlikte çalışma süreleri belirlenmeli, belirlenen bu süreler esas alınarak fazla çalışma alacağı yeniden hesaplanmalı, oluşacak sonuca göre talep konusu alacak hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.