YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11591
KARAR NO : 2013/16352
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 08.09.1986 tarihli işe giriş bildirgesinde kimlik bilgileri yanlış ve eksik yazılan …’in davacı … olduğunun ve işe giriş tarihinin 08.09.1986 olduğunun tespiti istemlidir.
Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kabulü ile, işe giriş bildirgesindeki çalışmanın davacı …’e ait olduğunun tespitine karar vermiştir.
Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, ilk işe giriş bildirgesinde Şaban ve Meryem’den olma 1968 doğumlu …’e ait olduğu iddia edilen çalışmanın davacı Durmuş ve Hüsne’den olma Akdağmadeni 01.02.1960 doğumlu davacıya ait olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi bakımından; işe giriş bildirgesindeki işyerine ait tüm işyeri kayıtlarının getirtilmesi, bu işyerinde davacı ile aynı dönem çalıştıkları belirlenen bordro tanıklarının ve işyeri yetkililerinin re’sen dinlenilmesi,
dinlenen tanıkların davacıyla aynı işyerinde aynı dönemde çalışıp çalışmadıklarının belirlenerek teyit edilmesi, tanıklar ile davacının yüzleştirilmesi,işe giriş bildirgesinde kimlik bilgileri yazılı … (…. oğlu, 1968,Konya doğumlu ) isimli şahsın bulunup bulunmadığının Nüfus Müdürlüğü’nden sorularak açıklığa kavuşturulması,bu kimlik bilgilerine sahip bir şahsın bulunduğunun tespiti halinde, davaya dahil edilerek husumet yöneltilmesi, böylece, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği halde; mahkemece, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.