Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/547 E. 2012/6776 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/547
KARAR NO : 2012/6776
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ile Hazine ve Eğridere Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.12.2009 gün ve 409/481 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin paylı mülkiyetinin bulunduğu 406 parselin batısındaki kadastro sırasında “cebel” olarak tescil harici bırakılan 483,86m²’lik taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliğine dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap vermemiş ve oturumlara katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, 302,64m²’lik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık konusu ve tescili istenen taşınmaz bölümü 1980 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında paftasında “cebel” olduğu belirtilerek tespit dışı bırakılmıştır. Niteliği belirlenen böyle bir taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik yoluyla edinilebilmesi için imar ve ihya koşullarının davacı yararına gerçekleşmesi ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşması gerekir. Şöyle ki, bir yerin imar–ihya yoluyla kazanılması için, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17.maddesinde belirtilen tüm olumlu koşulların gerçekleşmesi ve olumsuz koşulların araştırılması gerekir. Anılan maddede aynen  “orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden masraf ve emek sarfı ile imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına aksi taktirde Hazine adına tespit edilir.” denilmektedir. Maddede açıkça belirtildiği üzere, bir yerin ihya yoluyla kazanılması için, para ve emek sarfı suretiyle tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süreyle Kadastro Kanununun 14.maddesindeki koşullar altında tasarruf edilmiş olması gerekir.
Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu yerin davacı ve vefat eden davacının eşi tarafından hayvan ağılı ve avlusu ile bahçe olarak kullanıldığını açıklamışlardır. Harita, orman ve ziraatçi bilirkişi 15.12.2008 tarihli müşterek raporunda: arazide geniş seka terası yapılarak, toprak dolgu ile yeterli derinlik sağlandığı ve zeminin düzleştirildiğini, taşınmaz üzerinde hayvan ağılı ve avlusu ile bahçesi içerisinde çeşitli meyve ağaçlarının olduğu bildirilmiştir. Dava konusu taşınmazın bahçesinde bulunan ağaçların yaşı dikkate alındığında dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık zilyetliği kanıtlamaktan uzaktır. Öte yandan, Dairenin ve HGK. nun yerleşmiş içtihatlarına göre, hayvan barındırmak amacıyla ağıl yapmak ekonomik amaca uygun kullanım olarak nitelendirilmemektedir. Dosya içindeki bu bilgiler ve açıklamalar karşısında taşınmazın tarım arazisi olarak kullanılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.