Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3461 E. 2020/4637 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3461
KARAR NO : 2020/4637
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07.03.2019 tarih ve 2017/187 E. – 2019/270 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı banka lehine ipotek edilmiş olan bir taşınmazı dava dışı Bilgin Kamış’tan satın aldığını, ipotekle ilgili tüm borçların ödendiğini ve davalıya bir ihtarname gönderilerek ipoteğin fekkinin talep edildiğini, ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine tesis edilmiş ipoteğin, dava dışı Bilgin Kamış’ın bankaya olan doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını oluşturduğunu, Bilgin Kamış’ın davalı bankaya karşı asaleten ve kefaleten borçlarının devam ettiğini bu ndenle ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre, dava konusu taşınmaz üzerinde kurulan ipoteğin anapara ipoteği olduğu, ipotek resmi senedinde yer alan “her ne sebepten olursa bankaya karşı doğmuş ve doğacak her türlü borçların teminatını teşkil etmek üzere” şeklindeki ifade nedeniyle, ipoteğin, ipotekli taşınmazın eski maliki Bilgin Kamış’ın kefalet borçlarını da kapsadığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla davalı bankanın dava dışı şirketlere kullandırdığı ticari kredilere kefil olan dava dışı Bilgin Kamış’ın bu kredilerle ilgili borcu ve sorumluluğu devam ettiği sürece ipoteğin teminat oluşturmaya devam edeceği, ipotek yükünü kabul ederek taşınmazı satın alan davacının bu hususu bilmesi gerektiği, davanın maddi ve yasal dayanaklarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2015/3518 esas 2015/15778 karar sayılı 30.11.2015 tarihli ilamı ile “ Davacı, satın aldığı taşınmaz üzerinde bulunan ipotekle ilgili tüm borçların ödendiğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını istemiş, mahkemece maddi ve yasal koşulları oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İpotek akit tablosunda ” ….adı geçen malik iş bu taşınmazın tamamını Türkiye İş Bankası A.Ş. merkez ve şubeleri, özellikle Niğde şubesinden
kullandığı ve kullanacağı krediler ile her ne sebepten olursa olsun bankaya karşı doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatını teşkil etmek üzere….” ifadesine yer verilmiştir. Buna göre dava konusu ipoteğin, ipotek verenin bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede açıklık bulunmadığı kabul edilse bile bu durumda yorumun sözleşmeyi düzenleyenin aleyhine yapılması gerekir. Dolayısıyla bu ifade, ipoteğin, ipotek verenin üçüncü kişilere kefaletinden kaynaklanan borçlarının da teminatı olarak verildiği şeklinde yorumlanamaz. Mahkemece bu ilkeler ışığında banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davalı bankanın ipoteğe bağlı alacağı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın tapu kaydında dava dışı Bilgin Kamış’ın malik olduğu, 01.06.2006-20.04.2007 tarihleri arasında 13.06.2006 tarihinde tesis edilmiş olan alacaklısı Türkiye İş Bankası, miktarı 80.000,00 TL olan aktif ipotek görüldüğünü, yine İş Bankası ile yapılan yazışmalar sonrası dava dışı Bilgin Kamış’ın şahsi borcunun da bulunduğunun tespit edildiğini, bu deliller ışığında bozma ilamı uyarınca dava dışı Bilgin Kamış’ın sattığı bu taşınmaz üzerine koyduğu ipoteğ ilişkin kefalet harici şahsi borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir.Bozma ilamında “… dava konusu ipoteğin, ipotek verenin bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede açıklık bulunmadığı kabul edilse bile bu durumda yorumun sözleşmeyi düzenleyenin aleyhine yapılması gerekir. Dolayısıyla bu ifade, ipoteğin, ipotek verenin üçüncü kişilere kefaletinden kaynaklanan borçlarının da teminatı olarak verildiği şeklinde yorumlanamaz. Mahkemece bu ilkeler ışığında banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davalı bankanın ipoteğe bağlı alacağı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” belirtilmiş olmasına rağmen banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan hüküm kurulmuştur.Mahkemece, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yaptırılarak davacının lehine ipotek verdiği dava dışı Bilgin Kamış’ın bankadan kullandığı krediler ile ilgili herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığı araştırılarak alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.