Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/749 E. 2020/9904 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/749
KARAR NO : 2020/9904
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İncelemeye konu bu dosyada, sanığın 11.10.2014 tarihinde saat 10:45 sıralarında cadde üzerinde elinde poşetle yürümekte iken durdurularak poşette bulunan 42 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği,
UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre, 18.06.2020 tarihinde incelenen Dairemizin 2017/9665 Esas sayılı, yine sanığa ait Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/529 Esas, 2014/595 Karar sayılı dosyasında ise; 42 karton kaçak sigaranın ele geçirilmesinden sonrasında, aynı gün saat 13:30’da serbest bırakılan sanığın ikametinde de kaçak sigara bulundurabileceği şüphesiyle ikameti çevresinde alınan tertibat üzerine saat 15:30 sıralarında ikametinden çıkarken yakalandığı, elindeki çantada 20 karton kaçak sigara ele geçirildiği ve bu olay sonrası Edirne Sulh Ceza Hakimliği’nden alınan arama kararı ile saat 18:30 sıralarında sanığın ikametinde yapılan aramada ise 86 karton kaçak sigaranın daha ele geçirildiği anlaşılmakla;
Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/529 Esas, 2014/595 Karar sayılı dosyada sanığın eyleminin, aynı gün saat 10:45 sıralarındaki eyleminin devamında gerçekleştiği, eylemin tek olduğu ancak saat 10:45 sıralarındaki eylemi nedeniyle ayrı dava, saat 15:30 sıralarındaki eylemi nedeniyle ayrı dava açıldığı, sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç kapsamında olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılabilmesi açısından temyiz incelemesine konu bu dosyanın, Dairemizin 18.06.2020 tarihli, 2017/9665 Esas ve 2020/9629 Karar sayılı ilamı ile bozulan Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/529 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek, sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. madde ve fıkrasından yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.