YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2969
KARAR NO : 2020/3812
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince ek kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı şirket hakkında Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince şirketin 20.11.2014 tarihi itibariyle bir yıl süreyle iflasının ertelenmesine karar verildiği, davacı şirket kayyımı 13.03.2017 havale tarihli dilekçesi ile İİK 179/b maddesi gereğince iflasın bir yıl süre ile uzatılmasını talep etmiştir.
Müdahiller vekilleri talebin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket kayyımı tarafından İİK 179/b maddesi gereğince iflasın bir yıl süre ile uzatılmasını talep edildiği, 669 sayılı KHK’nın 4.maddesi ile 673 sayılı KHK’nın 10.maddesi uyarınca, olağanüstü halin ilanından itibaren ve devamı süresince İİK’nın 179.maddesi uyarınca, sermaye şirketlerinin iflasın ertelenmesi talebinde bulunamayacağı ve bu yönde yapılan taleplerin iflasa ilişkin araştırma yapılmaksızın derhal reddedileceğinden, yapılan düzenleme, HMK ‘nın 114/2 maddesi gereğince dava şartı olduğundan ve HMK ‘nın 137 ve 138 maddeleri gereğince basit usüle tabi bu davada dava şartları her aşamada incelenebileceğinden, bu dava ile ilgili özel dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 115.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Talep iflas ertelemenin 1 yıl uzatılmasına ilişkindir.
Mahkemece 669 sayılı KHK’nin 4 ve 673 sayılı KHK’nin 10. maddesi uyarınca olağanüstü hal süresince iflas erteleme talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
İflas erteleme davaları ilk erteleme ve uzatma süreleri ile bir bütündür. Derdest davalara uygulanmakta olan İİK.nun mülga 179/b-4 maddesi lafzıyla ve ruhuyla buna amirdir. Aksinin kabulünde hakkında iflas erteleme kararı verilen şirketler hakkında olağanüstü hal süresince herhangi bir işlem yapılamayacak, tedbirler askıda kalacaktır.
Ayrıca olağanüstü hal kararnamelerinde iflas kararı verilemeyeceğine ilişkin bir hüküm yoktur. İflas erteleme talebi aynı zamanda iflas talebini de içerdiğinden bilançosu borca batık bir şirket hakkında şartları varsa iflas erteleme yoksa iflas kararı verilecektir. Bu kararlar dışında olağanüstü hal kararnameleri uyarınca davanın reddine karar verilmesi uygun olmamıştır.
Bu durumda mahkemece derdest davalarda uygulanmasına devam edilen İİK’nın mülga 179/b-4 maddesinde belirlenen sürelerin sonuna kadar davacı şirketin izlenmesine devam edilmesi, kayyım raporlarına göre borca batıklıktan kurtulması halinde iflas erteleme talebinin reddine; bu süre içerisinde durumunun kötüye gitmesi veya sürenin dolmasına rağmen borca batıklık halinin devam etmesi halinde ise iflasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 03.07.2017 tarihli ek kararın resen BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.