YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2643
KARAR NO : 2020/4425
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/03/2017 tarih ve 2015/1211 E- 2017/413 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/11/2018 tarih ve 2017/1808 E- 2018/1620 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ticari kredi kartından davalıya 100.000.- TL avans ödemesi yapıldığını ancak ödemeden sonra davalı tarafından herhangi bir mal ve hizmet tesliminin yapılmadığını, davalı tarafından iki adet faturanın davacıya gönderildiğini, faturalara konu mal ve hizmet alımı davacı tarafından yapılmadığından söz konusu faturaların davalıya iade edildiğini, davacının avans olarak ödediği bedelin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartının mutad ödeme vasıtası olduğunu, kredi kartı ödemesinin pos cihazından şifre girilerek kullanılması nedeniyle mevcut bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığının kabulü gerektiğini, aksinin davacı tarafından kanıtlanmasının gerektiğini, davalıya yapılan ödemenin davacıya gönderilen faturalardaki mal ve hizmetin karşılığı olduğu, davalının muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu işlemin faturasının düzenlenmediğinin sonradan farkedildiğini, faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğini, kredi kartıyla yapılan ödemenin 6 ay taksitlendirildiğini, davacının ödemenin tamamını yapmadan faiz talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya avans bedeli olarak 100.000.- TL ödeme yaptığı, bu ödemeye karşılık herhangi bir mal ve hizmet almadığı, ödediği paranın iadesi için icra takibine başladığı, davalının faturaya konu malları teslim ettiğini kanıtlaması gerektiği, davalının bu durumu kanıtlayamadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının cevap dilekçesinde davacının kredi kartıyla yaptığı ödemenin faturalarda belirtilen nakliye ve mallar karşılığı olduğunun açıkça belirtildiği, davalının bu beyanıyla ispat yükünü üzerine aldığı, bu faturalara konu mal tesliminin ve nakliye hizmetinin davacıya karşı ifa edildiğinin usulünce ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın defterlerinde mal teslimi ve nakliye hizmetine ilişkin davalının düzenlediği 70.800,00 TL ve 29.200,00 TL tutarlı faturaların kabul edilmeyerek davalıya iade edildiği, davalı tarafından tanzim edilen 31.10.2015 tarihli 29.200,00 TL tutarlı faturada davacının imzası bulunmadığı, ayrıca soğutucu ve buzdolabı gibi malların yerlerinde teslim edildiğinden sevk irsaliyesi düzenlenmediğinin yazıldığı, kredi kartıyla satış yapıldığının yazılı olduğu, bu durumda davalı tarafın kendi hazırladığı faturalarda davacının imzasının bulunmadığı, faturaların süresinde davalıya iade edildiği, hem faturalarda hem davalı defterlerinde davacı tarafça takibe konu edilen 100.000,00 TL tutarlı kredi kartı ödemesinin sipariş avansı olarak kaydedildiği ve buna göre davacının iddiasının ispatlandığı avans olarak kredi kartıyla yapılan ödemeye karşılık mal ve hizmetin sunulduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı ve ayrıca yemin deliline de başvurmayacaklarının beyan edilmesi karşısında davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.137,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.