Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2561 E. 2020/4639 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2561
KARAR NO : 2020/4639
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.07.2018 tarih ve 2018/377 E. – 2018/579 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.10.2018 tarih ve 2018/1883 E. – 2018/1089 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi talebi ile icra takibi başlattığını, davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmasının mükerrer takip olduğunu, asıl alacak ve faiz hesaplarının hatalı yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın feragat nedeniyle reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin üçüncü kısmında konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlara ödenecek ücretin hangi miktar için hangi oran üzerinden hesaplama yapılacağının açıkça düzenlendiği, iş bu davanın konusunun da 1.623.030,60 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali olduğu, dava konusunun para alacağı niteliğinde olduğundan verilecek karar ile birlikte hüküm altına alınacak vekalet ücretinin de dava değeri üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanması gerektiği, taraflar arasındaki anlaşmazlığın ön inceleme tutanağı imzalanmadan davacının davadan feragat etmesi nedeniyle giderildiğinden AAÜT’nin 6. maddesi uyarınca tarife hükmüne göre belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerektiği, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine yargılama sırasında vekille temsil edilen davalı yararına, dava değeri olan 1.623.030,60 TL üzerinden AAÜT hükümleri gereğince hesaplanan 72.640,92 TL nispi vekalet ücretinin yarısı olan 36.320,46 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı hesaplama ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.