Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6621 E. 2013/8063 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6621
KARAR NO : 2013/8063
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın 07.09.2011 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın ağır derecede hasar gördüğünü, değer kaybına uğradığını belirterek, araçta meydana gelen değer kaybı için 2.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili tarafından 26.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ve araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle toplam 3.160,00 TL tazminat istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre,”… davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile 3.160,00 TL alacağın 07.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine…” karar verilmiştir. Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin, yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, olay tarihinden itibaren faiz istenmiş olmasına rağmen, 26.09.2012 tarihli ıslah dilekçesinde; ıslah ile artırılan bölüme ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması istenmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve hüküm altına alınan toplam tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK.nun 74. ve 6100 sayılı HMK.nun 26. maddesi (Taleple bağlılık ilkesi) hükmü gereğince hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Şu durumda; mahkemece, ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat miktarına, talep gibi ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK.’nun 26. maddesine (eski 1086 sayılı HUMK.’nun 74. maddesi) ve talebe aykırı biçimde ıslah ile artırılan miktara da olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2.paragrafında yer alan, “…07.09.2011 tarihinden…” ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine, “…dava dilekçesinde istenen
2.000,00.-TL’lık bölümüne olay tarihi olan 07.09.2011 tarihinden itibaren, ıslah dilekçesi ile istenen 1.160,00.-TL lık bölümü için de ıslah tarihi olan 26.09.2012 tarihinden…” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün kararı temyiz eden davalı … yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.