YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6000
KARAR NO : 2020/13311
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde eskavatör operatörü olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence fesh edilip tazminatlarının ödendiğini ancak bir kısım ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette tünel yapım işlerinde çalıştığını ve anlaşarak işini sonlandırdığını, müvekkili şirkete ibraname verdiğini, davacı ile sözleşme imzalanırken bir günde toplam mesailer dahil 07:00-19:00 saatleri arasında çalışılacağı ve 1.900,80.-TL ücret ödeneceğinin belirtildiğini, 07:00-19:00 saatleri içerisinde öğle yemeği, ara dinlenme ve molalarında olduğunu, ayrıca davacının bu sürede 12 saatin tamamında çalışmadığını, her ay düzenli olarak maaşlarını ve fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerini itiraz etmeden aldığını, yıllık izin ücretinin de ödendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davaya konu alacaklarına yönelik iddiasını tanıkla kanıtladığı, bu alacaklarda zamanaşımı süresinin iş sözleşmesinin fesh edildiği tarihten itibaren ileriye yönelik olarak 5 yıl uygulanması gerektiği ve bu nedenle ıslaha karşı zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. Dairemizin 2017/14804 esas 2019/13664 karar ve 18/06/2019 tarihli ilamı ile davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, davanın kısmi dava olması nedeniyle davalı tarafın ıslaha karşı öne sürdüğü zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi gerektiği, gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulup ıslaha karşı zamanaşımı def’i dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, bozma öncesi Mahkemece, ibranamede belirtelen 5.386,00 TL hesaplanan hafta tatili ücretinden mahsup edilerek toplam 5.054,32 TL’ye hükmedilmiş ve davacı temyizi olmayıp, bu husus, bozma dışı kalarak, davalı lehine usuli kazanılmış hak olmuştur. Mahkemece bozma sonrası yapılan hesaplamada yine açıklanan mahsup işlemi yapılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak 8.120,32 TL hafta tatili ücreti alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.