YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16466
KARAR NO : 2012/9988
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malı bilerek satın almak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar …’ün 01/09/2004 tarihi ve 08/10/2004 tarihinde işlediği hırsızlık suçları ile; Sanıklar … ve …’in 08/10/2004 tarihinde işledikleri hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Sanıkların, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 ,119/1-c maddelerinde tanımlanan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, ve şartları oluşmamasına rağmen anılan yasanın 168/1. maddesi gereğince cezadan indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
../..
2
2- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, ayrıca hüküm fıkrasında yargılama giderleri ile ilgili bölümden “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak yerine “ayrı ayrı” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … ve … hakkında suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 512. maddesine temas eden suçun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre aynı yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımına bağlı olup hüküm tarihi olan 27/02/2007 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında , uzlaşma
hüküleri de dikkate alınrak sonucunu göre aynı yasanın 116/2-4,119/1-c maddelerinde tanımlanan geceleyin işyeri konut dokunulmazlığını bozmak ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Katılanın duruşmada alınan ifadesine göre 08/10/2004 tarihinde işyerinde gerçekleşen hırsızlık eylemi sonucunda kendisinden çalınan malların tamamının iade edilmediğini beyan ettiğinin ve müştekinin kısmi iadeye ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğinde dair beyanının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
5- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK 326/son maddesinin gözetilmesine, 30/04/2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.