Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/111 E. 2020/3712 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/111
KARAR NO : 2020/3712
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

Mahkeme : SAMSUN Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Mahkûmiyet; Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi
20/12/2018 tarih, 2018/1150 esas ve 2018/750 sayılı kararı
2- İstinaf başvurusunun reddi; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25/04/2019 tarih, 2019/669 esas ve 2019/998 sayılı kararı

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanununun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinin birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.” hükmü, yine aynı maddenin 1/9. fıkrasında; baro levhasına yazılı avukatların bu kapsamda olduğu hükmü ve 3. fıkrasında da; birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılabileceği hükmü yer almaktadır.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairenin 25/04/2019 tarih, 2019/669 esas ve 2019/998 sayılı kararının sanık müdafiine posta yolu ile 22/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli istinaf dilekçesinin, posta yolu ile yapılan tebliğe göre 15 günlük süre geçtikten sonra 11/06/2019 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış olup, yukarıda yazılı yasal düzenlemelere göre; tebligat yapılan kişinin avukat olması ve Samsun PTT Başmüdürlüğü ile yapılan yazışmada sanık müdafiinin 29.12.2018 tarihinden itibaren elektronik posta adresinin kullanıma açık olduğunun tespit edilmesi karşısında, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinin birinci fıkrası tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu kılıp posta yolu ile yapılan tebligat yok hükmünde olduğundan, sanık müdafiinin gerekçeli istinaf isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği ve aşağıda belirtilenin dışında istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair kararın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesi kararına yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli emanetin 2018/3568 sırasına kayıtlı 60 TL paranın 50 TL’sinin suçtan elde edildiğinin kabul edilmesi karşısında; ele geçirilen 50 TL’nin müsaderesine ve 10 TL’nin iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 60 TL’nin müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, 5721 sayılı CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün müsadereye ilişkin bölümünden “60 TL paranın TCK 55/1 maddesi gereğince müsaderesine” ibaresinin çıkarılarak; yerine “50 TL paranın TCK’nın 55/1 maddesi gereğince müsaderesine, 10 TL paranın ise sanığa iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Dosyanın Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, 16.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.