YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6543
KARAR NO : 2012/8742
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, …, …, …, …
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasını satın almak
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlüler … ve … ile 26.12.2002 tarihli ilk kararda haklarında beraat hükümleri kurulan …, … ve … haklarında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüler hakkında kurulan 26.12.2002 gün ve 2002/575-1085 sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan …’e ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için hükmü bozması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …, …, …, … ve …’ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle, …, …, …, … ve … haklarında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, katılan vekilinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, 26.12.2002 tarihli ilk kararda haklarında mahkumiyet hükümleri kurulan hükümlüler … ve … haklarında gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığa atılı hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 03.03.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.04.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.