Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/6064 E. 2020/11740 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6064
KARAR NO : 2020/11740
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasanın 40/2, CMK’nın 34/2 ve 232/6. maddelerine göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerekirken, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın yüzüne karşı verilen kararda CMK’nın 263. maddesi gereğince duruşma sonunda zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceği belirtilmediğinden kanun yoluna başvuru yöntemi hususunda tereddüt oluştuğundan sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan inceleme;
Sanık hakkında, atılı suçlardan yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün Yargıtay 22’nci Ceza Dairesinin 08.02.2016 ilamıyla onanmak suretiyle kesinleşmesinden sonra, sanığın 16.12.2019 tarihli dilekçesiyle akıl hastası olduğundan bahisle infazın durdurulmasını talep etmesi sonucu, duruşma açılıp delil toplanarak yapılan yargılamanın “yargılamanın yenilenmesi” niteliğinde olduğu anlaşılmakla;
İncelenen dosyada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yerel mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda 28.01.2020 tarihinde verilen kararın istinaf yasa yoluna mı temyiz yasa yoluna mı tabii olduğudur.
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322’nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326’ncı maddeleri uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
7 Kasım 2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi gazetede Bölge Adliye Mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlayacağı ilan edilmiş ve aynı tarihte Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete başlamıştır.
Görüldüğü üzere, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322’nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326’ncı maddelerinin uygulanacağı, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin Yargıtay 22’nci Ceza Dairesinin 08.02.2016 ilamıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, dosyanın yeniden ele alınması sonrasında yazılı şekilde hüküm kurulduğu, anılan hükümlerin de sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında İstanbul 49’ncu Asliye Ceza Mahkemesince 28.01.2020 gün ve 2010/955 esas ve 2011/546 karar sayılı hükmün Bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin itiraz mercii tarafından incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 23.11.2020 gününde oy birliği ile karar verildi.