Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/8010 E. 2020/17507 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8010
KARAR NO : 2020/17507
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili davacının, davalı …’nda belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş yerinde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin tarafı Hizmet İş Sendikası üyesi olduğunu, davalı … ile Hizmet İş Sendikası arasında 01.10.2011-30 09.2014 tarihleri arası yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, ancak toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ek sosyal yardımların ödenmediğini, iş sözleşmesinin hiçbir sebep gösterilmeksizin 14.04.2014 tarihinde sona erdirildiğini belirterek ihbar tazminatı, fazla çalışma ile çalışmış olduğu dönem itibariyle Toplu İş Sözleşmesinden doğan sosyal yardımlar ile ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 6111 sayılı Kanunun 166/1 maddesi uyarınca mevcut işçi kadrosunda azalmaya gidilerek, müvekkil Belediye bünyesinde görev yapan ve ihtiyaç fazlası olan 60 adet sürekli işçinin Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü sürekli işçi kadrolarına atandığını, eski yönetiminin, yasaya aykırı olarak davacının da aralarında bulunduğu 100’ün üzerinde işçiyi Belediye’de istihdam ettiğini, davacının ve beraberinde iş akdi feshedilen işçilerin işe alımlarında yasal prosedüre riayet edilmediğini, işe alınan işçilerin hiçbir şekilde fiilen işe gelmediğini ve çalışmamasına rağmen düzenli olarak maaşlarını aldığını, bu nedenle davacının talep ettiği alacakları hak etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma sonrası toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davalı vekili 03/01/2017 tarihinde vekillikten çekildiğine dair dilekçesi ibraz etmiş ve yargılamaya davalı vekili olmadan devam etmiştir. Yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davalı lehine vekalaet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Mahkemece hüküm fıkrasının 6 nolu kısmında yer alan “6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tutarının hükümlerine göre hesaplanan 3.400,00 TL ücreti vekaletin davacıdan Tahsili ile davalıya verilmesine, “rakam ve sözcüklerinin yerine; 6-6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdirmeğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.